TESK Başkanlığına aday olabilir !..
Erhan Çakmak

TESK Başkanlığına aday olabilir !..

Bu içerik 201 kez okundu.

Zonguldak'ta bir esnaf temsilcisi...

Temsil ettiği esnaflar, ya da üyeleri adına pek fazla sesi-sedası çıkmasa da, "adaylık" konusunda iddialı mı, iddialı !..

Adeta "rakip" tanımıyor !..

Oda başkanlığına aday..

Amenna !..

Birlik başkanlığına aday...

Amenna !..

Oldu olacak, konfederasyon başkanlığına, yani TESK Genel Başkanlığına aday olsun, diyenler var.

" Olmaz olmaz ! " demeyin...

Neden olmasın ki !..

Herkes anasından birlik başkanı, ya da konfederasyon başkanı olarak doğmuyor ki !..

Düz mantıkla düşünelim...

Oda başkanı olan, birlik başkanı da olabilir, birlik başkanı olan, konfederasyon başkanı da olabilir.

Bu esnaf temsilcisi arkadaşımız hızını alamayıp, TESK Genel Başkanı seçilirse şaşırmayalım !...

" Olmaz olmaz!..", demeyelim...

Bu kez, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken'in işi zor görünüyor!..

 

 

Kuzuların sessizliği devam ettikçe...

 

İyi örnekleri dışında tutarak söyleyelim...

Mesela bir kooperatif başkanı...

Adam hırsız !..

Hem de hırsızın daniskası !..

Sonuçta “üyelerini” soyuyor..

Ne var ki, hırsızlığını iyi kamufle ediyor.

Üstelik bir kurum yetmiyor, iki kurumda birden "başkan" olmak istiyor.

Hiç kimse çıkıp da “ Hırsız vaarrrrr !” diyemiyor.

O da çalıp-çırpmaya devam ediyor.

Diyelim ki...

Adam belediye başkanı...

Çalıp çırptıkça etrafa gülücükler dağıtıyor...

Sırıttıkça çalıyor, çaldıkça sırıtıyor ...

Kimse çıkıp da “ Hırsız varrrrr !” diyemiyor.

Diyelim ki...

Adam eğitimci...

Ahlaksızlığın bini bir para...

Eğitim kurumlarının kapısından bile girmemesi gereken birisi...

Ancak kimse çıkıp da " Ahlaksız varrrr!" diyemiyor.

Adam siyasetçi...

Kendi partisinin belediye başkanına 20 bin lira çalım atıyor, sonra da siyaset meydanlarında haktan-hukuktan söz ediyor.

Kimse çıkıp da " Kendi partisinin belediye başkanına bunu yapan, halka ne yapmaz" diyemiyor.

Örnekleri çoğaltmak olasıdır...

Bu durumda ortaya şöyle bir tablo çıkıyor.

Hırsızın “hırsızlığı”, ahlaksızın “ahlaksızlığı”, arsızın “arsızlığı”, tefecinin “tefeciliği”, peşkeşçinin “peşkeşçiliği”, kefen soyucunun “kefen soyuculuğu” yanına kar kalıyor.

Hiç kimse çıkıp da, hırsıza "hırsız", ahlaksıza "ahlaksız", tefeciye "tefeci", çeteciye "çeteci", kefen soyucuya "kefen soyucu" diyemiyor.

Sonra da herkes kendi kendine ağlayıp sızlamaya başlıyor.

Kuzuların sessizliği gibi sanki...

O zaman kimse boşuna ağlamasın !

Hiç kimse kendi kendine hayıflanıp durmasın !..

Kötü örnekler "örnek olmasa bile...

Sustukça, konuşmadıkça, hırsıza "hırsız" diyemedikçe, doğru ile yanlış birbirine karışıyor.

Kuzuların sessizliği devam ettikçe...

Kefen soyuculuk da sürüp gidiyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KARŞI KARŞIYA 18 EKİM 2017
KARŞI KARŞIYA 18 EKİM 2017
ANA HABER 18 EKİM 2017
ANA HABER 18 EKİM 2017