CHP'ye musallat olanlar !..
Erhan Çakmak

CHP'ye musallat olanlar !..

Bu içerik 654 kez okundu.

Değerli kardeşim Süleyman Kurt'un " CHP'nin ağababaları" başlıklı yazısını dikkatle okudum.

Süleyman Kurt ile birçok konuda aynı düşünebileceğimiz gibi, birçok konuda ayrı da düşünebiliriz.

Aşık Veysel'in söylediği gibi...

" Kim okurdu kim yazardı, fikir başka başka olmasa..."

Süleyman Kurt'un köşe yazarı kimliği yanında, "siyasi kimliği" de bulunuyor. Kendisi aynı zamanda CHP üyesi... Dolayısı ile delege seçimleri sürecinde "taraf" olması da olasıdır.

Bu durumda Deniz Yavuzyılmaz'a "karşı taraf" olmasını da doğal karşılamak gerekiyor.

Ancak bu durum objektif değerlendirme yapmaktan vazgeçmeyi de gerektirmiyor.

Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 10 mahallede sandık kurulmayışını "maddiyata" bağlayan CHP yöneticilerine karşı, bu "bahaneyi" ortadan kaldırmak üzere, 10 mahallenin "sandık masrafını" karşılayabileceğini söylemiş, böylece ısrarla sandıktan kaçan CHP'li yöneticilere siyaset dersleri de vermiştir.

CHP'li üyelere saygı göstermeyen Deniz Yavuzyılmaz değil, 700 küsur imzalı dilekçeye rağmen sandıktan öcü gibi kaçan CHP yöneticileri olsa gerek...

 

***

 

CHP saygın bir siyasi partidir...

CHP yöneticileri saygın insanlardır...

Süleyman Kurt, aynı gazetede yazı yazmamızın ötesinde, benim için saygın bir arkadaş, iyi bir dost ve iyi bir köşe yazarıdır.

Ancak, Süleyman Kurt'un yerine ben böyle bir köşe yazısı yazsaydım, yıllar yılı CHP'ye musallat olup kendilerinden başkasına siyaset hakkı tanımak istemeyenleri yazardım.

CHP'yi tapulu mülkleri gibi görüp, üye iradesini hiçe sayanları yazardım.

Kongreden kongreye siyaset sahnesinde peydahlananları yazardım.

Eğer bir "rezillikten" söz edilecekse, mesela 33 bin liralık "çiçek" faturasını yazardım.

Kendi partisinin belediye başkanını 20 bin lira dolandırıp, karşılıksız çek veren eski milletvekilini yazardım.

Geçmişte akibeti belli olmayan faturaları yazardım.

Kuşkusuz, geçmişte ve bugün CHP'de yöneticilik yapan siyasilerin büyük çoğunluğu bu ifadelerin dışındadır, ancak, bugün CHP'de delege seçimlerine ayar vermek isteyen birkaç siyasetçi için aynı seyleri söylemek olası değildir.

İyisi mi, CHP delege seçimleri ile ilgili görüşünü sorduğumuz değerli bir belediye başkanımızın, halen CHP'yi kendi ekseninde çekip çevirmek isteyen o sözde CHP'li siyasetçi için söylediklerini özetleyelim...

" Ben, o hırsız, kendi partisinin belediye başkanının 20 bin lirasını çalan siyasetçinin yanında mı olacağım"

CHP içinde bir "rezillik" aranacaksa eğer, bu sözlerin muhatabı olan zihniyette aramak gerekiyor.

Partisi için gece gündüz çalışan ve "kongre siyasetçisi" olmamaya özen gösteren Deniz Yavuzyılmaz'da değil...

 

***

 

Bu arada şunu da belirtelim...

İkide bir "maddiyattan" söz eden CHP İl Başkanı Ahmet Altun'dan başkası değildir.

Seçim döneminde, " Paramız yok, Genel Merkez para göndermezse 20 köye giderim, 21'inci köye gitmem" diyen Ahmet Altun'un ta kendisidir.

Delege seçimleri nedeniyle mahallinde sandık kurulması için 100 bin TL'ye ihtiyaç duyulduğunu söyleyen de Ahmet Altun'dan başkası değildir.

Ahmet Altun'un bu sözleri "parti suçu" oluşturur mu?..

Onu da bilenlere sormak gerekiyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KARŞI KARŞIYA 18 EKİM 2017
KARŞI KARŞIYA 18 EKİM 2017
ANA HABER 18 EKİM 2017
ANA HABER 18 EKİM 2017