YAZIK HEM DE ÇOK YAZIK
Süleyman Kurt

YAZIK HEM DE ÇOK YAZIK

Bu içerik 546 kez okundu.

Bunca sosyal ve ekonomik sorun varken sporla ilgili bir yazı kaleme almak adetim değil ama yazmamak ta elde değil. 

  Samsun da oynanan Türkiye Kupası final karşılaşmasının sonunda yüzlerce seyircinin sahaya girmesiyle ilgili kararı TFF Disiplin kurulu açıkladı. Beşiktaş 1, Konyaspor ise 5 maç seyircisiz oynama cezası aldı. Biraz irdeleyelim. 

  Maç nerede oynandı? Samsun’da! Samsun final maçına çıkan takımların sahası mı? Değil. Maçı kim organize ediyor? Türkiye Futbol Federasyonu! Güvenlik kimin yetkisinde? Maça giren tüm seyirciler aranmak zorunda değil mi? Bu güvenlik kontrolleri yasal bir zorunluluk değil mi? ( 6222 sayılı sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi yasası) 

  İl veya ilçe spor güvenlik kurulları sırf bu yasa ile etkin hale getirildi. Bu yasanın en önemli ayaklarından biri olan ve statlardaki sorun çıkaran ve müsabakanın seyrine olumsuz etki eden, kargaşa ve fiili eylem yapanların belirlenmesi için uygulanan PASOLİG niye var? 

  Stadyumun hangi tarafında ve hangi koltuk sahiplerinin olaylara karıştığını daha kolay tespit etmek için ballandırıla ballandırıla anlatılan Pasolig sırf yıllık “üyelik aidatı” almak için uygulanan bir ucuz yol muydu? Hangi amacı taşıyordu? Hangi amaç için kullanıldı? Efendim tarafsız sahada oynanan maçlarda geçerli olmuyor o pasolig diyen olabilir diye yazıyorum, pasolig sahibi değilseniz gidip bir maç için bilet almayı deneyin! Yurt dışına çıkmak için vize almak kadar zorlanırsınız ve alamazsınız. 

   Ne Konya spor’luyum, ne de Beşiktaşlı. Yalnızca bir sporseverim. Lütfen rica ediyorum, bu ülkede yasa çıkarmak için biraz daha uzun süre “derin ve ciddi” çalışmalar yapın. Günü kurtarmak için yapılan hiçbir çalışmanın “ bir faydası görülmedi” . 

  Sözde taraftarların/ veya öyle görünenlerin çıkardığı olayların sorumluluğu “o olayları çıkaran şahıslara” fatura edilecek ve kulüpler bundan dolayı ceza almayacaklardı. Ne güzel, ne mantıklı bir istek. Kim böyle bir yasaya hayır diyebilir ki? Sahalarımızda terör estirecek olanlar hariç herkesin canı gönülden istediği de bu değil miydi? 

  Dilek ve temenniler çok güzel ama uygulama nasıl? Adam elinde sustalı bıçakla tribüne, oradan da sahaya giriyor. Birini öldürmemesi “insanlığına kalmış” … bu yaşananları ne mantıkla nede başka bir yolla izah etmek imkansız. 

   CMUK uygulamaya konduğunda da bir itirazım vardı. Evinize giren hırsızın, evinizdeki can güvenliği, sizin can güvenliğinizden daha fazla korunuyor. Evinize girip size herhangi bir kötülük yapabilme ihtimali olan (hem de yüksek oranda) birine siz kibar davranıp, onun elindeki silah/alet neyse ancak o ayarda bir şeyle karşılık verebileceksiniz. Yahu sorsana adama “o evde ne işin var” diye? Bu yasa caydırıcı olur mu sizce? Yada daha fazla teşvik mi eder? 

  O gün sahaya giren yüzlerce insandan biri, o curcuna içinde bir iki kişiyi bıçaklayıp öldürse nasıl tespit edeceksin? Normalde yolda, caddede gezen birinin böylesine kesici bir aletle dolaşması yasak değil mi? Adam elindeki sustalıyı tribünlerden sahaya atıyor. Bir diğeri polisin saha dışına çıkarmaya çalıştığı bir holigana uçarak yumruk atıyor. Yumruğu yiyenle, onu saha dışına çıkarmaya çalışan polis kardeşimiz yere düşüyor. Özel güvenliklerin böylesi olaylarda nasıl yetersiz kaldığını da ayrıca belirtmemiz gerekiyor. 

   Sahada, sokakta yada herhangi bir yerde kargaşa yaratan, elinde silahla, aletle tehlike saçanların “kimliğine bakılmaksızın” ceza aldığı günleri görene kadar bu manzaraların biteceğine pek ihtimal vermiyorum. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
GÜNE BAŞLARKEN 19 EKİM 2017
GÜNE BAŞLARKEN 19 EKİM 2017
KARŞI KARŞIYA 18 EKİM 2017
KARŞI KARŞIYA 18 EKİM 2017