Her milletin kendine ait bir geçmişi ve tarihi vardır.Müslüman Türk milletinin tarihi de bunlardan biridir.İnsanlık tarihine altın harflerle geçen Türk İslam tarihinin her safhası büyük ibretlerle doludur.Kahraman ecdadımızdan bizlere emanet edilen Cennet vatan Türkiye’mizi ilelebed yaşatmak için şanlı mazimizden ders alıp ona göre yaşamak zorundayız.Çünkü Muasır medeniyetler seviyesine çıkabilmek için öncelikle geçmişi bilmek, ders almak ve yeni nesillerimizi ona göre şekillendirmek gerekir.Türk Milleti olarak bizim tarihimiz, dünya milletler tarihi arasında insanlık adına,unutulmaz derslerle,ibretlerle doludur..
Millet olarak bugünlerde çok müstesna bir anma ve kutlama programları düzenlemekteyiz.Bu programların adı 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi ve Kahraman Şehitlerimizi anma etkinlikleridir.Anadolunun her yerinde olduğu gibi Türk vatandaşlarımızın yaşadığı bütün dünya coğrafyalarında Çanakkale Zaferimiz çeşitli etkinliklerle kutlanıyor ve aziz şehitlerimizle kahraman gazilerimiz yad ediliyor.Anadolunun yiğit evlatları kendilerine Türkiye gibi cennet bir vatan bırakan kahraman atalarını rahmetle anıyor,onların temiz ruhlarına dualar ediyor, fatihalar gönderiyor...
Çanakkale zaferini anlamak için önce vatan sevgisini ve vatan müdafaasının önemini anlamak gerekir.Çünkü milletimize zafer kazandıran unsurların başında bu sevgi gelmektedir.İşte bu sevgiyi milletimize bahşeden ve onu canından aziz bildiren ruh çok önemlidir.Bu ruh; hiç şüphe yok ki iman ve İslam ruhudur.Çünkü,İslama asırlarca bayraktarlık yapmış olan yüce Türk Milleti, ona gösterdiği saygı ölçüsünde hep ilerlemiş, yükselmiş ve dünyanın gözbebeği haline gelmiştir.Çanakkale muharebelerinde de bu ruh ve maneviyat sayesinde, bittti denilen bir ortamda, içindeki volkan gibi çağlayan iman sayesinde; hayır, daha bitmedik,işte buradayız !, diyerek düşmana büyük bir ders vermiştir.İşte bu dersin adı Zafer’dir,destandır,kahramanlıktır....
O günün büyük komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale Savaşı’ nı kazandıran ruhu bizlere şu şekilde anlatmakta,o büyük ruha dikkatimizi çekmektedir :
"Bombasırtı Olayı ( 14 Mayıs 1915) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına şehit düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz. Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok Okuma bilenler Kuran-ı Kerim okuyor ve Cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise, Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, dünyanın hiç bir askerinde bulunmayan, tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur."
Çanakkale,yavrusunu kınalayıp vatanı için kurban gönderirken; Haydi oğul haydi git, “ Ya Gazi ol Ya Şehit” diyen anaların destanıdır...
Çanakkale, kefensiz yatan 253 bin vatan evladının destandır...
Çanakkale, 276 kiloluk top mermisini Allahın yardımıyla tek başına kaldırarak düşman gemisinin batmasına ve savaşın seyrinin değişmesine vesile olan Seyit onbaşıların,Yahya Çavuşların destanıdır...
Büyük İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy Boğaz harbi diye de adlandırılan Çanakkale savaşını ve o büyük zaferi kazanan ecdadımızı şu şekilde anlatmaktadır:
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın...
Yüce Allah da Kuran-ı Kerim’de şehitlerimiz hakkında bizi uyarıyor ve onlara asla ölü dememiz gerektiğini şu şekilde bildiriyor :
‘’Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler.Fakat siz anlayamazsınız.’’Bakara Suresi 154
Evet şehitlerimiz her zaman bizimle beraberdir.Onlar bedenleri vatan topraklarında ama ruhları aramızda olan ölümsüz kahramanlardır.Attığımız her adım, aldığımız her karar onların aziz ruhlarını incitmeyecek şekilde olmalıdır.Büyük İstiklal Şairimizin dediği gibi üzerinde gezdiğimiz topraklar boş değildir,şehitlerle doludur.Yaşantımız buna göre şekillenmeli,adımlarımız buna göre atılmalıdır ;
Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı...
Bu büyük zaferin yıl dönümünde başta büyük komutan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kahraman şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum...
18 Mart Çanakkale zaferimiz kutlu olsun.....17.03.2010




