ZONGULDAK'TA ADLİ YIL AÇILIŞI YAPILDI

ZONGULDAK'TA ADLİ YIL AÇILIŞI YAPILDI

ZONGULDAK'TA ADLİ YIL AÇILIŞI YAPILDI
Bu içerik 495 kez okundu.

ZONGULDAK'TA ADLİ YIL AÇILIŞI YAPILDI

TÖRENDE KONUŞAN ZONGULDAK BARO BAŞKANI AV.KEREM ERTEM, “AVUKATSIZ HUKUK OLMAZ” DEDİ.

 

Zonguldak'ta Adli Yıl açılışı dolayısıyla tören düzenlendi.

Zonguldak Valiliği önünde yapılan törende, Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Zonguldak Baro Başkanı Kerem Ertem, burada yaptığı konuşmada, yeni bir adli yıla başladıklarını belirtti.

Konuşmasında hukukun sorunlarından bahseden ve 1 Eylül’de başlayan ve hayat geçirilen Satürn uygulamasını konusunda açıklama yapan Kerem Erdem, Avukatsız hukuk olmaz” dedi. Ayrıca yeni avukatsız staj uygulaması konusunda da bilgi verdi. Kerem Ertem konuşmasında şunları söyledi:

“Yeni adli yılın ilk günündeyiz. Bugün Hz.Mevlana'nın değişiyle, dün dünde kaldı cancağazım, bugün yeni şeyler söylemek lazım. Bugünlerde, adaletten beklentilere cevap vermek yanında, adalet hizmetlerine dair eni beklentiler. yeni ufuklar, yeni bakışlar geliştirmemiz gerekir. Sunu Melememi/ gerekir, adalet hizmetlerinin var olandan "daha adil, daha etkin sonuç alıcı, daha bağımsız, daha tarafsız, daha demokratik işlemesi” beklentimizin adresi, siyasi iktidarlar olmuştur. Amu bu noktada, asıl olan, "halkın adalet hizmetlerinden var olan beklentilerinin ötesinde, vicdan faktörünün hakkaniyet ölçüsünün temeline konulmasıdır. Başka deyişle, mahkeme kararlarına varan süreçte, sadece kanunun uygulanması yetmez, hukukun uygulanması gerekir, o da yetmez, vicdana başvurmak da gerekir. Ve o vicdan. Ulu önderin dediği gibi, ”hür” olmalıdır. Vicdansız adalet, kaf dağının arkasına masalsı kuş simurgla uçmaktır; masaldır”

AVUKATLARIN, ROLÜNÜN HALA ÇÖZÜLMEMİŞ OLUNMASINI NASIL AÇIKLAYACAĞIZ

avukatların, rolünün hala çözülmediğini beli8rten Baro Başkanı kerem Ertem, “Cumhuriyetin savcıları, cumhuriyet adına, kamu adına ceza soruşturmaları yapmakta iken, hakimler, Türk Millet adına karar vermektedirler. Pekiyi, avukatların, rolünün hala çözülmemiş olunmasını nasıl açıklayacağız. Adalet hizmetlerinin, hakkaniyet, vicdan, bağımsızlık ve tarafsızlık ve erdem adına yeni ufuklar kazanmasında, acaba başlıca rol, bu saydığım unsurlardan hangisine düşüyor? Avukatları, yargının asli kurucu unsurlarından biri olmakla ve kutsal savunmayı serbestçe temsil ettiğinden bahisle yıllarımız geçti. Bizce vardığımız nokta, baroların kurulduğu ilk günden ki İstanbul Barosunun tarihini baz alabiliriz bu yana aradan geçen 100 yılı aşkın süredir, yargının asli kurucu unsuru olduğumuz, savunmayı temsil ettiğimizdir. Avukatlar ve Barolar, avukatların yargı içindeki konumlarını, yargıya sıkı sıkıya bağlamışlar, onun ayrılmaz hatta onsuz olmaz parçası saymışlar; ama diğer unsurlarca kabul edilmediklerinden, yarı resmi, yan bağımsız, yan serbest bir yapı içinde kalakalmalardır.” Dedi.

BAROLARIN TAM BAĞIMSIZ OLMALIDIR

Baroların tam bağımsız olması gerektiğini belirten kerem Ertem, “Adli yardım, CMK ödemeleri, mali denetimleri, kararların denetimi Adalet Bakanlığına bağlıdır Baroların. Kararların itiraza tabi olmadan savcılık makamınca gerçekleşir. Avukatlık hizmetlerinin muhatap olduğu bir alan da UYAP platformudur; hele şimdilerde “e-devlet" projesidir. Baroların, görev alanları dışında çalışmaları Valilik onayı ile kapanmasına bağlıdır. Baroların tesis yapılması, bazı demirbaş alımları, pul paralarının dağıtımı, disiplin işlemlerinin, kararların itirazla denetimi, ruhsat verilme işlemleri TBB'nin görevindedir.

Baroların tam bağımsız olmaları, avukatların Barolarına birlik ve dayanışma ruhu içinde destek olmaları yargının güçlenmesi adına çıkılacak yolun çizilecek ufkun varılacak hedefin, “Samsun'a çıkışıdır".

Baroların, mali güçlülüklerini dengeleme payına terk etmeyecek, barolara daha fazla mali pay aktaracak, avukat eğitimlerini, günün iletişim imkanlarıyla tanıştıracak; bunu para kazanmaktan çok, mesleki ana görev sayacak bir mantaliteye geçmeden, yargının daha adil, bağımsız ve tarafsız olması adına bir şeyler söylemek, aynaya bakmamak demektir. Avukatların, salt icra ettikleri mesleklerinin, yargının serbest faaliyet ortağı olmaları gereğini akıllara kazımadan; içi dolmamış savunma mesleği olduğu iddiası ile yola çıkamayız. Sonra, bir bakılır ki. vekalet aktinin niteliği konusunda Yargıtay'dan bir karar çıkmış, Baroların dava ehliyeti konusunda Danıştay bir karar vermiş, “avukatlık ücretinin avukata ait olduğuna dair kanun hükmümüz, bir bakmışsınız İptal Talebiyle, Anayasa Mahkemesi gündemine girivermiş”. Dedi.

AVUKATLAR, YARGININ HALK VE BİREY AYAĞIDIR.

avukatlarır, yargının halk ve birey ayağı olduğunu belirten Baro Başkanı kerem Ertem, “Konuşmanın başında sorduğum soruya dönersek; avukatlar, yargının halk ve birey ayağıdır. Yargının rejim ayağı, savcılık makamı ise, millet ayağı hakimlik ise, halk ayağı ise avukatlardır. Ama avukatların, halkın ve bireylerin, adaletten beklentileri, adalet, hakkaniyet, hak gibi kavramların güncel tanımlarını, yorumlarını, değerlendirmelerini yakından takip etmeleri gerekmektedir. Bizden beklenen, sadece somut olayda karşımıza gelen, mağdur, mazlum, maznunun haklarını savunmak değil; halkın ve bireylerin, potansiyel hak talepçisi olma durumlarını analiz etmek, haksızlık ve adaletsizlik meşelerinin takibini yapmaktır. Savcılık kararı. Mahkeme karan, ilamlarla sona eren uyuşmazlıkların, takibinin, yerelde ve genelde yapılmasından ötede, burada belirdiği düşünülen ve bundan sonraki uygulamalara yol açabilecek sorunların da takibinin yapılması, avukatların “yeni sosyal sorumluluk alanı olmalıdır”. Hakimlik mesleği uygulamadan, mahkeme kararlarının takibi alanında da,” avukatların ve Baroların sosyal hukuki takip mekanizmalarını geliştirmeleri” gerekir. Bu yol için en uygun forum, TBB tarafından organize edilecek “tarama toplantıları” olmalıdır. Bu toplantılar, avukatlara açık yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

YENİ DÖNEM YENİ SORUNLARLA GEYİŞOR

Yeni adli yılın yeni sorunlarla geldiğini belirten kerem Ertem, “avukatlar, yargının halk ve birey ayağıdır. “Yeni dönem, beraberinde eskiden kalan sorunlarla geliyor. Kuşkusuz, KHK'larla, olağanüstü hal şartlan ve gerekleri dışında düzenlemeler yapıldığım görmekteyiz. Bu düzenlemelerin hukuki gerekçelerini ise ilgili KHK'lann, TBMM'ne intikalinde anlamaktayız. Ancak, toplumsal hakkaniyet anlayışı gereğince, KHK'lann, gerekçelerinin de açıklanması yada bu hususta, TBB'nin aktif rol üstlenmesi gerekir düşüncesindeyiz. Bu KHK'lann, hukuk düzeninin aynlmaz parçası haline geldiğinde aksama yoktur; bizce bu tür KHK'lann, ileride ciddi sorunlar çıkarma ihtimalleri kuvvetlidir. Bu anlayış terk edilmeli, TBMM'nin işlerliği ön planda tutulmalı ve tercih edilmelidir. Hukukun üstünlüğü ilkesinin hayat bulması, hukukun uygulanmasında, bağımsızlık ve tarafsızlık ve dahi liyakat sisteminin uygulanmasında belirir, özellikle, HSK atamalarında, liyakat ilkesinin tam manasıyla hayat bulmadığına işaret etmek isterim. Kurulun yorumlan, değerlendirmeleri, tespitleri, “şahsi nitelik arz ettiği noktada, liyakatin uygulanmadığına” yol açabilecek yorumlan duyarsınız. Hak ettiğine hakkını vermek adına, memleket, millet, adalet, bek'a. devlet, gelenek ve gelecek birlikteliği, çağdaş medeniyet utkunu paklaşan het vatan evladının, mesleki yeterliliğim ispatlamış olması, liyakat için en belirleyici değerdir. Avukattan çekinen, avukatı odasına sokmayan, avukatın verdiği Yargıtay kararının yanlışlığım iddia eden, sürekli (İstinat mahkemelerle diyalog ortamında karar çıkartmayı yeterlilik sanan, birkaç dakika ile yıllarca sürmüş davaları işlemden kaldıran, avukatın talebini kabul etmeyi içine sindiremeyen bir mantığın, liyakatın konusu olmadığı açıktır. Elbette. Bütün atamaların liyakat ilkesinden uzak olduğu söylenemez; ama Türk Milleti adına karar verecek bir makama yapılan atama, cumhuriyetin savcılık makamına yapılacak tayin, hepimizi ilgilendirdiğinden, gerçekleşecek hataların da “mümkünlük sınırı içinde "kalması gerekir. Bu kaygımızı da dillendirmeye devam ediyoruz; takibini de yapacağız.” Şeklinde konuştu.b

STÜRN PROJESİ..

Satürn projesini konusunda açıklama yapan kerem Ertem şunları söyledi:

“Yeni dönemde. Adalet Bakanlığı tarafından Satürn projesi adı altında yürütülen bir çalışma hukuk hayatımıza, 23 Haziran 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelikle girmiş bulunmaktadır. Yargılamada Hedef Süre adındaki bu projeyle, hangi uyuşmazlığın hangi sürede sonuçlandırılacağının belirlendiği bu projede, davanın açılması halinde taraflara verilecek belgede, mahkemenin çalışma süresi de belirlenmiş olmaktadır. Bu sürenin, makul bir yargılama süresine dönüşmüş olması beklentimizdir. Ancak, buradaki yeni uygulamanın başarısızlığa uğraması da ihtimal dahilindedir. Eğer belirlene sürede uyuşmazlık bitmez ise, sorumlusu kim olacaktır? Bilindiği üzere, yargılama faaliyetlerinin haddinden fazla uzaması, adil yargılama hakkının ihlali sayıldığından, Anayasa Mahkemesince tazminat gerektiriyordu. Yeni uygulama ile yargılamadaki gecikmenin sahibi hemen ilan edilmiş oldu. Hedef Süre Yönetmeliğinin 7.maddesinde, hedef sürenin uygulanmasında, tarafların ve avukatların rolünün önemine değinildikten sonra, taraflardan meydana gelecek sebeplerin hedef sürenin tayininde hesaba katılmadığı hususuna yer verilmiştir. Başka deyişle, avukatlar yine hedefe konulmuştur. Ve yargılama sürecinde, avukatların, gecikmeden sorumlu olmadıklarını ispatlamaları hatta bunu zapta dere etmeleri gerekecektir ki, yargılama süresi açısından mağdur olduğuna inana taraf, aleyhe işlem tesis etmesin.” Dedi.

STAJ SINAVI..

Staj sınavının yapılması konusunda değerlendirmelerde bulunan Baro Başkanı Kerem Ertem, konuşmasını şövle sürdürdü.

“Yeni dönemde, avukatlık kanununda değişiklikler yapılması düşünülmektedir. Edindiğim bilgilere göre, staj sınavının yapılması, Baroların seçim sürelerinin uzatılması, TBB Başkanlık seçiminin yeniden düzenlenmesi, delege sayılarının yeninden düzenlenmesi gibi başlıklar altında değişimler öngörülmektedir. Bu değişiklik önerilerinin her biri tartışılabilir, ancak, asıl meselenin, avukatların çalışma alanlarının geliştirilmesi, yeni alanlarda avukatlara yetkiler tanınması, savunma görevi dışında da avukatlara, hukuki her işlemde hak ve yetkiler tanınması üzerinde durulması gerekmektedir”

YENİ ADLI YIL ÜLKEMİZE HAYIRLI OLSUN

Yeni adli yılın ülkemize hayırlı olmasını dileğinde bulunan Zonguldak barosu Başkanı Av. Kerem Ertem, “Yeni Adli Yılın, ülkemize hayırlı olmasını, adalete, hakkaniyete, hukuk devletine, hukukun üstünlüğüne ve vicdanla karar verme gereğine yönelik beklentilerimizin karşılanacağı bir dönem olmasını saygılarımla, sevgilerimle ve esenlikle diliyorum.” Diyerek sözlerini tamamladı.

(HABER-ERCAN DEMİR)

zonguldak haberleri kerem ertem adli yıl açılış
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
EKONOMİK BAKIŞ 24 KASIM 2017
EKONOMİK BAKIŞ 24 KASIM 2017
ANA HABER 24 KASIM 2017
ANA HABER 24 KASIM 2017