Advert
Advert

Vay vatan hainleri vay!

Vay vatan hainleri vay!
Bu içerik 1565 kez okundu.

PKK-YPG YÖNETİCİSİNİN FETÖ İTİRAFLARI KANINIZI DONDURACAK!

Vay vatan hainleri vay!

*** Bir PKK-YPG yöneticisinin, FETÖ-PKK-YPG ve yabancı gizli servislerin ihanet işbirliğini tüm açıklığı ile anlatan itirafları Türkiye’nin nasıl bir uçurumun kenarından döndüğünü de açıkça anlatıyor. İtirafçı teröristin kan donduran itirafları arasında, FETÖ’cü asker ve polislerin, PKK ve YPG’ye nasıl destek oldukları, nasıl geçit verdikleri, hava harekatlarının önceden haber verilerek, jetlerin boş arazileri bombaladıklarını, PKK ve YPG içindeki en önemli MİT ajanlarının listesinin FETÖ’cü polisler tarafından terör örgütlerine nasıl verildiğini, HDP’li belediyelerin PKK-YPG’ye nasıl yardım ve yataklık ettiğini açık açık anlattı.

 

*** İtirafçı teröristin açıklamaları arasında, vatana ihanetin inanılmaz boyutları tek tek anlatılıyor. İtiraflar arasında BND ve CIA ajanlarının teröristlere eğitim verdikleri, silah ve mühimmat temin ettikleri, FETÖ’cü asker ve polislerin teröristlerin sınır geçişlerine göz yumdukları, yakalanan teröristlerin serbest bırakıldığı, HDP’li belediyelerin araçları ile bomba çukurları kazıldığı. silah ve mühimmat taşındığı, özel yetiştirilmiş MİT elemanlarının FETÖ’cü polisler tarafından deşifre edilip infaz edilmelerinin sağlandığı, YPG’li teröristlerin Avrupa ve ABD’de FETÖ’cü polislerle aynı yerde eğitim gördükleri, terör örgütlerinin narkotik şubedeki FETÖ’cü polislerle irtibatları, FETÖ’cü general ve albayların Türk jetlerinin bombalayacağı yerleri önceden bildirdiği gibi vatana ihanetin hangi boyutlara ulaştığını vurgulayan ifadeler de yer alıyor.

 

İşte PKK-YPG yöneticisinin FETÖ’nün, diğer terör örgütleri ile vatana ihanet ittifakını anlatan ibret verici itirafları :

 

 

2000’li yılların sonunda PKK’nın dağ kadrosuna katıldım… Orada bir 7-8 ay kadar bomba eğitimi gördük… Yakın savaş eğitimleri aldık. Aklınıza gelebilecek Amerika ve Rus yapımı ve Alman yapımı bütün otomatik taramalı tüfeklerin eğitimlerini aldık. Tabanca eğitimlerini alarak 2010 seresinde yavaş yavaş dağ kadrosunu siyasallaştırıp, şehirleri ele geçireceğimizi, bu mühimmat sevkiyatlarını ve eleman sevkiyatlarını bize,  bizim fikrimize hizmet eden polislerin de bize yardım edeceği söylendi ki, nitekim 2011 senesinde Şırnak üzerinden, Beytüşşebap üzerinden Siirt’e, Şırnak’a götürdüğümüz 2014 ve 2015’te Hendek savaşlarında gördüğümüz o bombaları biz 3-4 yıla yayarak sınır hattından rahat rahat geçirebildik. Bugün FETÖ’cü olduklarını bildiğim polislerin karakollardaki denetim saatlerinde çok fazla irdelenmiyordu.

 

“SÖZDE OPERASYONLA TUTUKLANIP, YARI YOLDA SALINDIK”

 

Bize müsade ediliyordu… Benim yanımdaki bazı üst düzey daha sonra YPG’ye katılan PKK’lılarla şu şekilde sınırı geçirildik… Bize sözde operasyon yapılıp sözde tutuklanıp, ters kelepçe vurulup, mühimmatlarımız ele geçirilirdi. Zabıtlarda güya bizlere operasyon yapılıp Şırnak’tan alınıp Siirt’e sorguya getirilirdik. O bahaneyle yarı yolda bir köy kenarında indirilirdik. Onlar başka muhbirlerini araca bindirirlerdi. Böylelikle bizler jandarma karakollarını, jandarma okullarını rahat bir şekilde geçerdik.

 

“FETÖ’CÜ POLİSLER SAYESİNDE MİLİTAN SEVKİYATI YAPTIK”

 

O mühimmatları Diyarbakır’da, Batman’da, Siirt’te örgütün belirlediği ve bazı dönemlerde kimsenin yanaşmamasına polisin de gözcülük ettiği hücre evlerine stokladık. Daha sonra Güneydoğu’daki HDP belediyelerinin araçlarıyla kazılan çukurlara gömdük. Bunu tabii 3 seneye 4 seneye yaydık biz. Kurşunların sıkılmadığı dönemlerde biz Fethullah Gülen’in polisleri tarafından rahat bir şekilde hem mühimmat, hem asker, hem militan sevkiyatı yaptık…

 

 

“BND VE CIA AJANLARI KAMPLARA GELİP BİZE EĞİTİM VERİRLERDİ”

 

2007 ve 2012’deki MİT krizinden evvel FETÖ’nün polisleri bize PKK’nın ve YPG’nin içindeki MİT ajanlarının tam listesini ulaştırdı.

 

Şöyle ki, kendi içindeki kripto elemanları Türkiye ve MİT adına çalışan, PKK’nın ve YPG’nin belini kırabilecek özel yetiştirilmiş MİT ajanlarının tam listesini ulaştırdılar bize. PKK’nın içindeki ajanları. Bunlar 6 ay içerisinde teker teker infaz edildi. Böylelikle MİT’in, PKK ve YPG içinden bilgi alışı kesildi. Aynı zamanda FETÖ’nün desteklemesiyle biz çok rahat hareket eden bir alan aldık. Bizleri eğitenler de hem siyasi alanda, hem askeri alanda CIA’nin, artı Almanya’nın BND ajanları bizlere her türlü eğitimi her türlü mühimmatı verdiler…

 

 

“AJANLAR SOLARYUMDA RENK DEĞİŞTİRİYORDU”

Alt kademe, bize kadar ulaşılan kademelerdeki henüz örgüte tam bağlılığı sağlanmayanlar bu ajanları gazeteci, röportajcı olarak biliyordu. Fakat çember daraldıkça biz üst taraf bunların bizlere mühimmat sevkiyatı sağlayan, askeri eğitim veren, siyasi eğitim veren CIA, M16, BND ajanları olduğunu biliyorduk. Tabi kendileri profesyonel kürtçe konuşurlardı, kendilerini kamufle ettikleri zaman bir kürdün dahi onların kürt olmadığını anlaması mümkün değildir.

Kırmançi lehçesinde, Zazaca lehçesinde konuşurlardı. Çok iyi Farsça bilenler vardı aralarında. Profesyonel Kürtçe biliyorlardı. Hatta ben bir defasında bir gece yanımıza gelen bir BND ajanını 2 gün boyunca Bismilli zannettim. Bana Bismilli olduğunu söyledi. Hatta bir çoğu, şunu da açıkça ifade edeyim bize gelmeden evvel şunu da biliyorduk ki solaryuma defalarca girip ten değiştirip ton değiştirip yanımıza gelen ajanlardı. Açıklıklarını bu şekilde düzeltiyorlardı.

Solaryuma 5-6-7-8 saat gidip o açık tenliliklerini yok ediyorlardı. Profesyonel bir lehçeleri olduğu için onların örgüt içinde ajan olduğunu, CIA ve MOSSAD ajanı, özür diliyorum BND ajanı, MOSSAD ajanları da vardı. Özür dilememe gerek yok. BND ajanları olduğunu farketmeniz mümkün değildi.

 

“FETÖ’CÜ SUBAYLAR SAYESİNDE F16’LARIN NASIL BOMBALAYACAĞINI ÖĞRENİYORDUK, TEDBİR ALIYORDUK”

 

Bize gelen bugün 15 Temmuz darbe gecesinde FETÖ’nün askeri eğitimlerini veren generaller, albaylar binbaşılar bize bizim karşılaşacağımız Türk askerinin aldığı eğitimleri ve açıklarını da belirtiyorlar zaten.  Biz karşımızda savaşacağımız Türk askerinin ne gibi eğitim aldığını nerelerde açık verebileceğini çok iyi biliyorduk. Böylelikle onların zaaflarını da biliyorduk.

Bize ulaşan ajanlar daha evvel Türk askerinin içine sızan FETÖ generalleri, albaylarından askerlerine nasıl bir eğitim verdiğinin belgelerini onlara sunardılar. Onlar da bizi onların aldığı eğitime paralel bir eğitimle eğitirlerdi. Dolayısıyla hem profesyonel bir eğitimimiz olurdu, hem de kırsalda savaştığımız Türk askerinin bize nerelerde nasıl saldırabileceğini çok iyi biliyorduk. Onların açıklarını çok iyi biliyorduk. Bunun haricinde de bugün PKK’nın ve PYD’nin çok büyük can çekiştiğini biliyorum. Bunun en büyük sebebi  istediğimiz gibi artık sınırdan geçemiyoruz. Artık F 16’lar… Şunu da söyleyeyim ben size Malatya’dan bizi bombardımana tutacak F 16’lar kalkmadan evvel bizim üst kadroya haber gelirdi, sığınaklarımıza girerdik… Türk askeri jetleri gelirdi boşu bombalardı. Atar giderdiler.

Bir kısmı zaten bizi bombalamaya gelmeyen FETÖ pilotlarıydı, eğer FETÖ pilotu değilse bile zaten bu bize bildirilirdi ağır sığınaklı mağaralarımıza girerdik, onlar gelip sortilerini yapardılar. Bombalarını bırakırlardı giderdiler. Çok az zaiyat verdik ama bugün tam tersine döndü. Bugün Türkiye’nin bağımsız askeri milli yapısı, silahlı heronları yüzünden başımızı mağaralardan kaldıramaz hale gelmiştik. Şu anda örgüt içerisinde hala ara görüştüğüm arkadaşlarım tamamen bitmeye yüz tuttuklarını, gökten inen silahların da hiç bir fayda vermediğini, Amerika’nın, BND’nin verdiği eğitimlerin hiç bir fayda vermediğini tamamen yok olmaya yüz tuttuğunu söylediler. Çünkü artık içeriden bilgi alamıyoruz. Türk askerinin ne zaman operasyon yapacağını bilmiyoruz. Jetlerin ne zaman kalkacağını bilmiyoruz.

 

“HDP’NİN BÖLGEDEKİ TÜM BELEDİYELERİ TAMAMEN BİZE ÇALIŞIRDI”

 

Örgüte gelen mühimmat ve personelin nerelerde konuşlanacağını, stratejik organizasyonu yapacak üst düzey yetkililer HDP’nin milletvekili araçlarıyla Şırnak’tan, Siirt’ten, Hakkari’den il merkezlerine taşınıyordu. Çünkü o zaman zaten polis noktaları FETÖ’nün elinde… Olası FETÖ polisleri olmadan bir nöbet tutuluyorsa bile oradan geçen milletvekilinin aracını durduramazlardı. Arayamazlardı, tarayamazlardı böylelikle hiçbir mühimmat kaybolmazdı. Amaç şehre 3 yıldır yağmalanan mühimmatı ve askerlerin kimin koordine edeceğini militanları kimin koordine edeceğini yönetecek kadroda HDP’nin siyasi milletvekillerinin araçlarıyla gelirdi. Bizler de sıkıştığımız zaman HDP belediyelerinden istediğimiz araç, istediğimiz mühimmat desteğini görürdük. Tapu ve kadastro bölümünden de bize Diyarbakır’ın yeraltına ait haritalar gelirdi. Bizans döneminden kalma tünelleri eminim ki Diyarbakır ve Türkiye halkı bilmezken biz biliyorduk ve binlerce yıllık tünellerin içerisinde cirit atardık… O tarihi tünelleri Türkiye bilmezken bizler biliyorduk. Çünkü oralara öyle bir yığınak yapılmış ki, öyle mağaralar yapılmış ki öyle tahmin ediyorum herhalde kimyasal silah dahi fayda etmeyecekti. Buralara çörekleniyorduk. Takıldığımız yerde de Diyarbakır HDP belediyesinin araçları, kamyonları, eğitimleri hepsi bize ulaşırdı.

Parasal bir sıkıntımız yoktu. Örgüt adına nokta atışı yapan ve örgütün çıkarına iyi iş yapanların aileleri de HDP belediyelerinde işe alınırdı. Burs bağlanırdı, para ödenirdi. Böylelikle bizler ölsek bile veya arkamızda bizim için tek şey arkamızda kalan ailelerimizdi. Onların maddi sıkıntı yaşamadığını bilmek bizi daha özverili bir savaşa itti.

 

“SON DÖNEMDE AVRUPA’DAN EĞİTİMLİ TERÖRİST YAĞDI”

 

Avrupa’dan katılım son zamanlarda müthiş derecede arttı… Ve şöyle söyleyeyim Avrupa’dan bize katılımların biri bizim 10 katımıza bedeldi çünkü gelenler kırsalda savaşabilecek militanlardı profesyonel eğitilmişlerdi. Gece savaşını çok iyi biliyorlardı. Gündüz savaşı ve gece savaşı örgütte, YPG’de PKK’da çok önemlidir. Çünkü her militan gece savaş yapamaz, savaşamaz… Bize Avrupa’dan katılan, Kanada’dan Amerika’dan, Almanya’dan, Rusya’dan Yunanistan’dan muazzam bir katılım vardı.

 

“15-16 YAŞINDAKİ KIZLAR İNFAZ EDİLİYORDU”

 

Beni de en çok etkileyen olaylardan biri şuydu. Dağ kadrosunda evlilik, aşk, sevgi gibi birşey mümkün değildi.

Fakat örgüte katılan 15-16-17 yaşındaki kızlar bir gelin gibi süslenip PKK’nın üst düzey yöneticilerine sunulurdu ve onlara itiraz edildiği zaman da infaz edilirdi.

 

“AVRUPA’NIN GÜNEYDOĞU’DA FETÖCÜLERLE İLETİŞİM SAĞLAYAN BÜYÜK BİR AĞI VARDI”

 

Avrupa’nın şu an bildiğim kadarıyla Güneydoğu’da FETÖ ile işbirliği yapan müthiş istihbaratçıları var. Kol geziyorlardı bunlar deli gibi. Yani adetini şu an vermeye kalksam Siirt, Batman ve Diyarbakır emniyet istihbaratının %85’i FETÖ’cüydü. Bizim de dağ kadrosuna gelenler vardı biliyordum. Dağ kadrosunda nerelere konuşlanacak, hangi FETÖ’cü polislerin hangi gün kontrol noktalarında nöbet tutacağını çok iyi biliyorduk. Oradan ufak bir arabayla rahat bir şekilde geçebiliyorduk. Bize karışmıyorlardı. Eğer eşkali Türk istihbaratı tarafından, MİT ve Jandarma istihbaratı tarafından bilinen bir personelin ajanın Türkiye’ye girmesi gerekiyorsa bu şu anki FETÖ’cü istihbarat polislerine sınırda bir operasyon yaptığı görüntüsü altında tutuklanıp ters kelepçe yapılıp, mühimmatı ile araçlara bindirilip kohvoy şeklinde Siirt’e Diyarbakır’a giderken yolda araç değiştirildi. Onlar köye girirlerdi. Bu şekilde istediğimiz gibi rahat gezebiliyorduk.

 

“BİZİ YPG MİLİTANI OLARAK FETÖ’CÜ POLİSLERLE AVRUPA VE AMERİKA’DA AYNI YERDE EĞİTİYORLARDI”

 

Bizler Avrupa’da da yetiştirildik. Bizler Avrupa’nın bir çok askeri kampında eğitim gördük. Bizler sadece Güneydoğu’da ya da Ortadoğu’nun kırsal kesimlerinde değil, Avrupa’nın kendi askeri kamplarında eğitim gördük.

 

Bizi alıp Almanya olsun, Fransa’nın bazı şehirleri olsun… Kanada’nın bazı kırsal kesimleri olsun… Hatta biraz daha ileriye gitmek istiyorum… FETÖ’nün Amerika’daki polisleriyle aynı eğitim yerlerinde eğitim gördük biz. Onlar Türk polisleriydiler, biz YPG’liydik…

 

Biz oraya gidenler, yüzlerce teröriste eğitim verenler yüzlerce teröristin hem beynini yıkayan, hem de onlara eğitim verenlerdik. Biz bu çatı altında belli kadrolar olarak Avrupa’ya götürüldük… Hatta şöyle bir defasında benim çok yakın olduğum bir arkadaşım orada CIA ajanı olarak eğitim gördü. Bunlar kimdir diye sorulduğu zaman ortadoğuda CIA adına çalışacak ajanlar olarak gönderiliyorduk. Orada bizler eğitimlerimizi tam alırdık ve tekrar geri döndüğümüzde YPG hırkamızı giyip profesyonel olarak geçerdik.

 

“GÜNEYDOĞU’DAN UYUŞTURUCUYU NARKOTİK ŞUBEDEKİ FETÖ’CÜ POLİSLER SAYESİNDE GEÇİRİYORDUK”

 

Güneydoğu’dan bizler uyuşturucu sevkiyatı da yapıyorduk. Uyuşturucu sevkiyatı da gerçekleşiyordu. 200 kilo uyuşturucu sokulacaksa bu 200 kilonun ya kilo bazı ya da fiyatı para üzerinde bazı FETÖ’nün Siirt’te narkotikteki görevli, burada isim vermem doğru olmaz, narkotikteki elemanı tarafından temin ediliyordu. O paralar da ya örgüte aktarılırdı veya Bank Asya’ya farklı şekilde… Şöyle olurdu 200 kiloluk bir eroinin çoğunu tebeşir tozuyla karıştırırdık. Onlar gelirdi. Ele geçirirlerdi.

 

Şöyle anlatayım ben size, biz gözden çıkarttığımız bir elemana çoğu orjinal olmayan uyuşturucuları verirdik. Geçirin derdik, FETÖ’nün polisleri bunları tutuklardı. Operasyon yapardı. Bunu FETÖ’nün polislerinin muhbirleri yaptı diye bunu valiye sunardılar. Bunun örtülü ödenekten bir karşılığı var çünkü. Nedir işte… 300 kilo eroin yakalanmış, kilo bazı müthiş bir oran. Bunu kim ihbar etti falan kişi ihbar etti. Muhbirdi… Bu örtülü ödenekten bir şey. Bunlar kazana atılıp yakılırdı. O dosya da o zamanın Siirt Valisine veya diğer valilere gönderildi. Muhbire veya diğer valilere gönderilirdi. Muhbire ve örtülü ödenekten milyonlarca dolar aktarılırdı. Bu para yine cemaate giderdi. Bu şekilde müthiş bir döngü sağlanmıştı. Bunu da biliyorduk. Çünkü o çuvalları hazırlayan bizlerdik.

İŞTE BU İTİRAFLARIN VİDEO KAYDI

zonguldak haberleri fetö pdy son dakika haberi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ANA HABER - 17 AĞUSTOS 2017
ANA HABER - 17 AĞUSTOS 2017
MUHTARLAR KONUŞUYOR
MUHTARLAR KONUŞUYOR