Advert
Advert

İşveren olmazsa işçi de olmaz

İşveren olmazsa işçi de olmaz
Bu içerik 3295 kez okundu.

Bölgemizde kurulu Eren Enerji işyerlerindeki gelişmeleri hep birlikte izliyoruz…

Dünya kömür piyasalarında  anlık değişmelerin yaşandığı, kömür fiyatlarının ayyuka çıktığı ve kömürle elektrik üreten Eren Enerji santrallarının maliyet artışları nedeniyle zora girdiği bir dönemde birdenbire “sendika” diye ortaya çıkmak nasıl yorumlanabilir?..

Zonguldak’ta, özellikle bu santralların kurulu olduğu Muslu ve Çatalağzı beldelerinde düşünce olarak sendika ve sendikacılığa karşı olan yok ama, ekonomik anlamda böylesine kritik bir dönemde bu işin “sendikacılık” adına mı, yoksa farklı amaçlarla mı yapıldığı tartışma konusudur.

Mesele, üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi?..

Bu konuda rivayet muhteliftir.

Varlığı ile yokluğu belli olmayan “yetkisiz” bir sendikanın sırf kendine zemin oluşturmak ve güç kazanmak adına, Eren Enerji ve çalışanlarını basamak olarak kullanmaya kalkışması kabul edilebilir mi?..

Üstelik, “sendikalı işçi - sendikasız işçi” ayrımı ile iş barışını alt üst edebilecek bir gelişmeye çanak tutulmak istenmesi de cabası…

 

 

Eren Enerji, Muslu ve Çatalağzı beldelerinde 2.5 milyar dolarlık bir yatırım gerçekleştirdi. Enerji üretimi ile ülkemiz ekonomisine sağladığı katkılar yanında, Muslu ve Çatalağzı beldelerinin, ekonomik, fiziki ve sosyal yaşamına da değerli katkılar sağladı.

Bu beldelerimizde vatandaşlarımız atıl durumda bulunan arazileri piyasa koşullarına göre çok iyi fiyatlarla satın alındı, böylece yüzlerce ailenin varlık sahibi olması sağlandı. Muslu ve Çatalağzı beldelerinde işsizlik oranı neredeyse “yok” düzeyine indirildi. Beldelerimizin fiziki yapısına yol, köprü, okul, kamu hizmet binaları vb. karşılıksız yatırımlarla katkıda bulunuldu. 70 yaşın üzerindeki kimsesiz belde sakinlerine geliri olsun olmasın, günlük sıcak yemek dağıtılmasını üstlendi. Santralların deşarj ettiği sıcak suyun ısıtılmada kullanılması için yatırımlara başladı.

Bu örnekler çoğaltılabilir…

Bütün bunlardan, Eren Enerji’nin aynı zamanda sosyal sorumluluk anlayışına sahip, belde sakinlerini yalnız bırakmayan, kendisini kurulu bulunduğu topraklardan ayrı görmeyen bir kuruluş olduğunu da anlamak mümkün oluyor.

 

***

 

Eren Enerji çalışanlarının basına ve kamuoyuna yansıyan açıklamalarını okuyoruz.

Emir Eren’e tam güven ifade eden bu açıklamalardan, sendikalaşma taleplerinin “çalışanlardan” gelmediği anlaşılıyor.

Özetle söylemek gerekirse, Eren Enerji çalışanları hem işyerlerinden, hem çalışma koşullarından, hem de maaş ve özlük haklarından memnun görünüyor.

Zamanlaması çok kötü yapılmış bir sendikalaşma hareketinin, Eren Enerji çalışanlarına fayda değil, zarar getireceği, böyle bir oluşum halinde, dünya kömür fiyatlarına bağlı olarak büyük artış gösteren maliyetlerin bir kat daha artacağı, bu koşullarda üretime devam edilemeyeceği ve çalışanların “işsizlikle” başbaşa kalacağı anlaşılıyor.

İnanın ki, böyle bir durumda “sendika-sendika” diye çığırtkanlık yapanların hiçbiri ortada görünmeyecektir.

O halde herkesin kendi vicdanına şöyle bir soru sorması gerekiyor.

İşsiz kalmak mı iyi, sendikasız olmak mı?..

Ortada çalışacak bir işyeri kalmayınca, ne işçi olur, ne de sendika !..

Eğer, Eren Enerji çalışanları “ Sendika demek, Emir Eren demektir” şeklinde özetlenebilecek bir görüşü ifade ediyorsa, hariçten gazel okumanın da anlamı olmasa gerek…

( Erhan ÇAKMAK )

 

 

 

 

 

 

zonguldak haberleri haber son dakika haberi eren enerji erhan çakmak
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ANA HABER 22 TEMMUZ 2017
ANA HABER 22 TEMMUZ 2017
SORUYORUM ?
SORUYORUM ?