“Türk Ocağı’nın hiç bir siyasi partiyle organik bağı yoktur”

“Türk Ocağı’nın hiç bir siyasi partiyle organik bağı yoktur”
Bu içerik 1852 kez okundu.

 

Türk Ocağı Başkanı Özcan Gedikli, Türk Ocakların kuruluşu, tarihi, amacı, faaliyetleri ve siyasetteki yeri hakkında bilgi verdi.

TÜRK OCAKLARI VE KURULUŞU

Türk Ocaklarının kuruluşu hakkında bilgi veren Özcan Gedikli, “Bana Türk Ocaklarını tanıtma fırsatını verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Bu vesile ile de Zonguldaklı hemşerilerimizin ve Türk İslam aleminin Ramazan-ı Şerifini tebrik eder hayırlara vesile olmasını Yüce Allahtan niyaz ederim. 15.05.1954 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Türk Ocağı kamu yararına çalışır dernek kabul edilmiştir. Türk Ocakları Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Mehmet Öz’dür.  Türkiye’nin en eski sivil toplum kuruluşu olan Türk Ocakları; Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayan ayrılıkçılık hareketler ve  93 Harbi ile Balkan faciası sonrasında Türk aydınlarında ve gençlerinde meydana gelen “Milli uyanış” sonucunda kurulmuştur. Devletin dağılma sürecine girmesinden ızdırap duyan 190 Askeri Tıbbiyeli, bir gece seher vakti İstanbul Karaca Ahmet mezarlığında toplanarak girişimciler kurulu oluşturmuş ve dönemin bir çok tanınmış şair, edip, bilim ve düşünce adamına mektup yazarak onları bir milli kuruluş oluşturarak başlarına geçme konusunda göreve davet etmişlerdi.  Bu mektubu alan o zamanki aydınlardan Türklük şairi Mehmet Emin Yurdakul beyin başkanlığında büyük fikir ve düşünce adamları Yusuf Akçura, Ahmet Ağaoğlu, Ziya Gökalp, Hamdullah Suphi Tanrı-Över,  M. Ali Tevfik ve Ahmet Ferit Tek beyler “Türk Ocağı” adlı milli bir kuruluşu 25 Mart 1912 tarihinde kurarlar. Ne var ki bu kuruluşa vesile olan 190 genç Çanakkale savaşlarına gönüllü gider ve hepsi de şehit olurlar” dedi

TÜRK OCAKLARI’NIN CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞUNDA Kİ YERİ

Türk Ocakların Cumhuriyetimizçin kuruluşundaki yeri hakkında açıklama yapan Özcan Gedikli şunları söyledi:“Kuruluşunu takiben süratle teşkilatlanan Türk Ocakları, 1919 yılında 35 şubeye ulaşmıştı. Osmanlı vatanını işgal etmeye başlayan istilacı güçlere karşı milli mücadeleyi organize etmeye başlayan Türk Ocakları, halkı açık hava toplantıları ile uyararak milli şuurun oluşmasına çalışmıştır.  Bu faaliyetleri, sömürgecilerin hoşuna gitmediği için İstanbul’u işgal eden İngilizler, tarafından karşılarındaki yegane “Milli güç” olarak gördükleri Türk Ocakları’nı kapatarak yöneticilerini Malta adasına sürmüşlerdir. 

1922’de “Milli Mücadele” zaferle sonuçlanınca kapatılan şubeler yeniden açılmıştır. Bu dönemde, Türk Ocakları’nın, temsil ettiği milliyetçilik düşüncesi, devletimizin kurucusu Mustafa Kemal’in ilham kaynağı ve yıkılan imparatorluğun yerine kurulan milli devletin temel dayanağı olmuş; Atatürk her gittiği yerde önce Türk Ocaklarına uğramış, herkese “Türk Ocaklılar” gibi olmalarını tavsiye etmiştir. Konya Türk Ocağı’nı ziyaretinde de; “Bu Ocağı Söndürenlerin Ocağı Sönsün” diye vasiyette bulunmuştur. 1928 yılında şube sayısı 260’a ulaşan Türk Ocakları’nın bünyesinde Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda milli devletin kurulması ve geliştirilmesi istikametinde bir çok bilimsel ve sosyal toplantılar, kültürel etkinlikler düzenlenmiş ve çok sayıda eser yayınlanmıştır. Şubeler de kendi çevrelerinde halk okulları, dispanserler ve başka sosyal kuruluşlar kurarak topluma yararlı olmaya ve milli şuuru kuvvetlendirmeye çalışmışlardır”

TÜRK OCAKLARI’NIN TEMEL ÜLKÜSÜ

Türk Ocaklarını temel ülküsünü anlatan Özcan Gedikli sözlerine şöyle devam etti:“Türk Ocakları’nın temel amacı; milli ve manevi değerlerle ilgili olarak toplumun bilinçlendirilmesi ve bu yolla birlik ve bütünlüğün pekiştirilmeye çalışılmasıdır. Dernek; milli kültürün (Hars) ahlak ve fikir hayatının geliştirilmesi, milli birliğin kuvvetlendirilmesi, toplum yapısının sağlamlaştırılması ve Türklüğün yüceltilmesi amacıyla kurulmuştur. Kısaca “Vatan, Millet ve Bayrak Şuuru” olarak ifade edebileceğimiz bu amaç,  derneğin “Milli Ülküsüdür”. Dernek bu amaçla; tarihimizde, milletimizin kaderine tesir etmiş olaylarla ilgili sohbetler, seminerler, konferanslar, toplantılar ve törenler düzenler. Milletimizin kendi değerlerinden beslenerek sağlam bir “Tarih Şuuruna” sahip olmasını sağlar, Türk büyüklerini anar ve yeni nesillere tanıtmaya çalışır”

TÜRK OCAKLARI VE SİYASET

Türk Ocağı olarak hiçbir siyasi partiyle organik bağlarını bulunmadığını n özellikle altını çizen Türk Ocağı Zonguldak şubesi başkanı Özcan Gedikli, şunları söyledi:“Türk Ocakları’nın hiçbir siyasi parti veya bunlara bağlı olarak çalışan kuruluş ve dernekler ile organik bağlantısı yoktur. Türk Ocakları’nın ilk nüvesini oluşturan 190 tıbbiyeli öğrencinin beyannamelerinde, kuruluşun siyasetle ilgisinin olmaması gerektiği, her türlü siyasi anlaşmazlıkların ve tartışmaların üstünde tamamen milli ve sosyal bir cemiyet ihtiyacına cevap vermesi gerektiği belirtilmiştir. Türk Ocağı’nın ilk tüzüğünde de Ocağın asla siyasetle uğraşmayacağı, meselelere milli ve sosyal açılardan yaklaşıp, Türk Milleti’ne hizmet edeceği ifade edilmiştir. Türk Ocakları, siyasete karşı bu bağımsız duruşunu kuruluşundan bu güne kadar korumuştur.. Türk Ocakları, Türk Milleti’nin bütününü kucaklayan ve Türk Milliyetçiliğinin kültürel plandaki yegane temsilcisi olma sıfatıyla “Bir Üst Kuruluş Olarak” faaliyetlerine devam etmektedir. Türk Ocakları; millete ait değerlerin, her şeyden “Kutsal” olduğu inancıyla yıpratılmadan, örselenmeden bütün millet tarafından benimsenmesi ve savunulması gerektiğine inanmaktadır”

 

TÜRK OCAKLARI’NIN AMBLEMİ BOZKURT

Türk Ocakları olara anblemlerinin bozkurt olduğunu ifüade eden Özcan Gedikli, “Her milletin nasıl bir “Mit”i varsa(Rusya’nın Ayı,Fransa Horoz, İspanya Boğa), Türk Milletinin “Mit”i de bağımsızlık ve hürriyet sembolü Bozkurt’dur. Türk’lerin Ergene-kon’dan çıkışında önlerinde Bozkurt vardır. Göktürk’lerin bayrağında “Bozkurt” vardır. Bir milli devlet kurmaya çalışan Atatürk’te “Bozkurt”u benimsemiş, paralara “Bozkurt”u bastırmış, “yavru kurt” teşkilatına “Bozkurt” amblemini vermiş, masasına “Bozkurt” heykeli koymuş, kurduğu birçok sanayi kuruluşuna (Petrol Ofisi gibi) “Bozkurt”u amblem olarak seçtirmiştir. Kabinesindeki Adalet Bakanı “Mahmut Esat” beye, “Bozkurt” soyadını vermiştir. Manevi başkanlığını yaptığı Türk Ocakları’na da “Bozkurt”u amblem olarak kullanılmasını talimatlamıştır. Türk Ocakları bir asra yakındır, Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda “Bozkurt” amblemini şerefle taşımaya devam etmektedir. Yani “Bozkurt” sadece Türk Ocakları’nın değil, Türklüğün Sembolüdür. Yani Bozkurt, Türklük demektir.” dedi.

 

ATATÜRK’TE TÜRK OCAĞI ÜYESİYDİ

Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Ocağı Türk’ün has ocağı, varlık ve birlik ocağı, yüksek alevlerle tütsün, muhitine nurlar saçsın, yaşasın ve yaşatsın.  Mustafa Kemal Atatürk Tanınmış Türk Ocaklılar listesinde Atatürk gibi önemli isimlerin olduğunu ifade eden Özcan Gedikli, “Mustafa Kemal Atatürk, Yusuf Akçura, Mehmet Emin Yurdakul, Ahmet Ferit Tek, Ziya Gökalp, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ahmet Ağaoğlu, Yahya Kemal Beyatlı, Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Enver Paşa, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Fuat Köhrülü, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Fahrettin Altuy, Prof. Dr. Osman Turan, Prof. Dr. Emin Bilgiç, Prof. Dr. Orhan Düzgüneş, Galip Erdem (v.d.)  

(HABER-ERCAN DEMİR)

“Türk Ocağı’nın hiç bir siyasi partiyle organik bağı yoktur” son dakika zonguldak haberleri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ANA HABER 19 EKİM 2017
ANA HABER 19 EKİM 2017
GÜNE BAŞLARKEN 19 EKİM 2017
GÜNE BAŞLARKEN 19 EKİM 2017