Advert
Advert

“Kahrolsun PKK, kahrolsun terörizm diyemiyorlar” (Videolu haber)

“Kahrolsun PKK, kahrolsun terörizm diyemiyorlar” (Videolu haber)
Bu içerik 1940 kez okundu.

Eğitim Bir-Sen Zonguldak Şube Başkanı Sadettin Dede, Eğitim-Sen’e cevap verdi.

 

Eğitim-Bir-Sen Zonguldak Şubesi Başkanı Sadettin Dede, Eğitim-Sen’in açıklamalarına cevap verdi.

Zonguldak’ta sadece TEOG sonuçlarına, YGS, LYS sonuçlarına bakarak bir eğitim öğretim değerlendirme yapmanın çok doğru olmadığını düşündüklerini belirten Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Sade, şunları söyledi:

“Hakikaten 23 Nisan ve 19 Mayıs kutlamaları, hareketli günler, milletimiz için, vatanımız için önemli, ibrikli ve beraberliğimizi perçinleşmesi için önemli günler geçiriyoruz, önemli kutlamalar yapıyoruz. Bu ara son bir aydı dikkatinizi çekiyorsa özellikle ilimizdeki okullarda sene sonu yaklaştıkça gördüğümüz gibi hareketlilik çoğaldı. Şenlikler yapılıyor farlar yapılıyor, törenler yapılıyor. Bu çalışmalar esnasında gayet güzel şeylerin ortaya çıktığın ben şahit oluyoruz ve sizlerde şahit oluyorsunuz. Bu Zonguldak’ta ki okullarımızın hareketlilik açısından, bir takı ürünler ortayla koyması açısından eğitim ve öğretimin aslında gerçek göstergeleri olması lazım bunlar. Eğitim ve öğretmeni göstergeleri açısından bu çalışmaları gayet güzel ve değerli buluyorum. Yani Zonguldak’ta sadece TEOG sonuçlarına, YGS, LYS sonuçlarına bakarak bir eğitim öğretim değerlendirme yapmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Tüm okullarda eğitim süreçleri içerisinde yapılmış olan çalışmalarında gerçekten hep beraber bir bütünlük içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine umuyorum. Bu açıdan Zonguldak’ta okullarımız güzel ve başarılı günleri ortaya koyuyorlar. Bu bizim açımızdan gerçekten sevindirici. Ve bizde sendika olarak okullarımızın bu yapmış oldukları çalışmaların arkasındayız. Tabi hatırlayacaksınız bir süre önce Alaplı ve Ereğli’de okullarımızın yapmış olduğu iki farklı gösterideki olay sebebiyle bir takım farklı değerlendirmeler ortaya çıktı. Düğün meresimi görüntüsü vardı okulumuzun bir tanesinde, birinde kız isteme, daha doğrusu aslında İngilizce eğitimiyle alakalı bir programdı Ereğli’de ki fen lisemizin yapmış olduğu program bu programlarda ki iki konu sebebiyle bir halli eleştiriler ortaya çıktı. İşte küçük gelin muhabbeti vb farklı yönde değerlendirildi. Biz meselenin bu yöne çekilmesini doğru olmadığını, bunlar bu milletin kültürüdür, kültürel değerleridir, gelenekleridir, görenekleridir. Ananeleridir. Dolayısıyla böyle bakmak gerektiğini düşündük. Varsa bir takım eksiklikler elbette onlar giderilmelidir orası ayrı mesele. Ama bir şeye dikkatinizi çekiyor mu. Şu anda Türkiye’de yayınlanmakta olan bir takı diziler var. Bunlardan bir tanesi TRT’te Liseliler ile akalı yayınlanıyor. Oradaki liselilerin hayatını bir görün. Yani kusura bakmayın artık liseye gelmiş insanlar kendilerini leylekler tarafından getirildiğini düşünmüyorlar. Dolayısıyla bir lise programında işte bir düğün merasimin görüntülenmesi, gösterilmesi, bir skeç olara oynatılması, yani çokta böyle yadırganacak bir durum gibi gelmiyor bana. Bunlarla ilgili bir takım eleştiriler yapılacaksa ciddi eleştiriler olmalı ve bu eleştirilerin daha ziyade Eğitim Sen tarafından gelmiş olması bizim de bu eleştiriler farklı bir bakış ortaya koymuş olmasından kaynaklanan bir tartışma ortayla çıktı ve bu tartışmadan benim yapmış olduğum açıklamalardan sonra Eğitim-Sen’li arkadaşlarımız ta bizim ciğerimizin ağırlığını ölçmeye varacak derecede bir takım açıklamalar ifade etmişler. Yani üzüldüm. Bunlar doğru şeyler değil. Kamuoyunda sendikaların böyle birbirine girmiş gibi bir görüntü vermeleri çok hoş değil ama bazı şeyleri de ifade etmeden geçemeyeceğim. Çünkü Eğitim-Sen hakikaten sendikamıza ciddi anlamda bir takım yüklenmelerde bulunmuş”

Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Sadettin Dede, “Toplumumuzda gelin alma merasimleri, kız isteme merasimleri yani bu ülkede farklı bir kültürdür ve diğer Milletlerde olmayan şeyler vardır. Bir tuzlu kahvenin ikram edilmesi mesela damat adayına bu başka kültürlerde var olan bir şey değildir. Ya da eski tarihlerde at üzerinde gelin almaya, gelin alma merasimleri, yani biz Avrupa ülkelerinde de biliyoruz böyle araçlar konvoy halinde gelin alma evlerine gidip oradan konvoylar halinde düğün yerine gelip düğün şenlikleri pek olmaz bizi de olduğu gibi Yani bu anlamda bizim bunlar geleneğimiz ve göreneğimiz, kültürümüzdür. Yoksa ki küçük yaşlardaki evliliklerden, zoraki evliliklerden asla bahsetmiyorum ve bunlar doğru şeyler değil zaten” dedi.

28 ŞUBAT SÜRECİ CİDDİ ANLAMDA BU MİLLETTE, BU MEMLEKETE TAHRİBATLAR OLUŞTURDU VE O SÜRECİ BESLEYEN VE O DARBENİN İÇERİSİNDE OLAN BİZATİHİ KENDİLERİYDİ

28 Şubat süreci ciddi anlamda bu millette, bu memlekete tahribatlar oluşturduğunu ve o süreci besleyen ve o darbenin içerisinde olan bizatihi kendileri olduğunu belirten Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Sadettin Dede, “İşte kanunsuz yoldan görevden alınanlar üzerinde yüklenmelerde bulunmuş. Bir kere şunu açık ve net bir şekilde ifade edeyim. 15 Temmuz yaşadığımız olaylar bu Milet üzerinde ciddi etkiler bırakmış ve asla hiçbir zaman yanında olamayacağımız ve hiçbir zaman savunamayacağımız bir durumdur ve bilakist o tarihten bu tarafa her zaman aktif ve dinamik duruşumuzu sergiledik. Bu tür kalkışmaları her zaman karşısındayız. Şimdi bir şeyi hatırlatıyorum yine. 28 Şubat denilen bir süreç vardı ve bu süreç içerisinde sizinde hatırlayacağınız gibi post-modern darbeye destek veren beşli çete diye bilinen bir grup vardı. Yani KEKS’te bu beşli çete içerisindeydi ve bu malum arkadaşlarda bu çetelerin içerisindelerdi. Yani bizi darbeci olmakla itham edenler, darbeleri savunmakla itham erdenler lütfen geçmişlerine bir baksınlar şöyle bir ve ondan sonra konuşsunlar. Çünkü o 28 Şubat süreci ciddi anlamda bu millette, bu memlekete tahribatlar oluşturdu ve o süreci besleyen ve o darbenin içerisinde olan bizatihi kendileriydi. O süreci içerisinde ne gibi çalışmalar yaptılar” diye konuştu.

DSP’NİN KISA İKTİDARI DÖNEMİNDE EĞİTİM-SEN ZONGULDAK’TA 3 BİN ÜYE YAPTI. BİZ İSE 15 YILDA 2500 ÜYE..

Eğitim Bir-Sen’in iktidarı arkasına alarak sendika üyesi yapıor eleştirilerini yanıtlayan Sadettin dede, “Tabi bu arkadaşlar ayrıca bizi sarı sendika, iktidarın yanında olmak vs. bir takım şeylerle suçlamaya çalışıyorlar. Yani şu açıklamalarımdan sora kimin sarı kimin mor olduğuna halkımız karar versin. Biliyorsunuz DSP iktidarı deminde o döneme bir bakın Eğitim-Sen’in Zonguldak’ta ulaştığı üye sayı sı 3 bini üzerindedir, ne kadardı DSP iktidarın süresi kısacak bir süredir ama Zonguldak’ta nasıl bir sendika baskısı uygulanmış ki bunu çok açık bir şekilde görebilirsiniz.  Bugün bizim AK parti ile özdeşleştirenler AK Parti’nin 15 yıldır iktidarda bu ülkede biz daha henüz Zonguldak’ta 2500 üyeye sahip bir sendikayız. Kimseye ne bir baskı yaptık nede söylemlerimizde ötekileştirdik insanlarız. Biz eğitim camiasını bir ve bütün olarak görmeye ve böyle görmeye devam edeceğiz. Mesele eğitimin kalitesidir, mesel okullarımızın güzelliğidir ve mesel eğitim-öğretim camiası içinde bulunan arkadaşlarımızın özlük hakların iyileştirilmesi ve geliştirilmesi. Bunu ötesindeki işlerle bizim işimiz olmaz ve devletimizin bir işleyişi, tüzükleri, yönetmelikleri vardır, o kanunlar çerçevesinde işler devam eder ve herkes te bu süre içerisinde kedi işine bakar. Gördüğümüz gibi yani bize yöneltilen eleştirilen aslında haksızlığı bir şekilde ortadadır.” dedi.

HALEN KAHROLSUN PKK KAHROLSUN TERÖRİZM DİYEMİYORLAR

Eğitim-Sen’in açıklamalarına cevap veren Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Sadettin Dede, “hala bu arkadaşlar ‘Kahrolsun PKK, kahrolsun terörizm’ diyemiyorlar ve bunu adeta meşrulaştırılcasına  ‘Ne yapsınlar iş yok güç yok, yiyecek yok, içek yok, açlık var, fakirlik var, işte demokrasi yok, o yok bu yok’ sözlerinin arkasında sanki olayı meşrulaştırıyorlar ve buda çok yanlış bir şeydir” dedi. Ded sözlerine şu şekilde devam etti:

“OHAL koşularında ki uygulamalarla bizim suçlanmamızı doğru bulmuyoruz. Yani biz bu süreç içerisinde üyelerimizin de elbette ki hak ve hukukları korumak için gerekli yasal yönlerden çalışmalarımıza ve çabalarımıza devam ediyoruz. Biz daha evvel arkadaşlara bu küçük gelin mevzuunda yapmış oldukları açıklamalardan dolayı bu arkadaşlar neden acaba bu ülkede işte 15-16-17 yaşlarında 18 yaşlarında ki gençlerin okullarından koparılıp dağlara götürülmesine ses vermiyorlar diye bir soru sorduk ve bu soruya ilginç bir cevap geldi. Orada okuduğum kadarıyla ve üzüldüm. Niye üzüldüm, hala bu arkadaşlar ‘Kahrolsun PKK, kahrolsun terörizm’ diyemiyorlar ve bunu adeta meşrulaştırılcasına  ‘Ne yapsınlar iş yok güç yok, yiyecek yok, içek yok, açlık var, fakirlik var, işte demokrasi yok, o yok bu yok’ sözlerinin arkasında sanki olayı meşrulaştırıyorlar ve buda çok yanlış bir şeydir. Bu ülkede aşı işi olmayan binlerce insan vardır. Anadolu’nun her ilinde, her ilçesinde işsizlik çeken, aşsızlık çeken bir sürü insan vardır. Bunlar durum böyledir diye ellerine silah alıp dağa mı çıkmak zorundadır. Yani terörist mi olmak zorundadır, Eşkiya mı olacaklar bu insanlar. Asla böyle bir şeyi söylemek ve savunmak doğru değildir” diye konuştu.

(HABER-ERCAN DEMİR)

ZONGULDAK HABERLERİ HABER SON DAKİKA HABERİ sadettin dede
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ANA HABER - 24 TEMMUZ 2017
ANA HABER - 24 TEMMUZ 2017
SORUYORUM ?
SORUYORUM ?