Advert
Advert

“Zonguldak sanayi devriminin öncüsüdür” (TIKLA İZLE)

“Zonguldak sanayi devriminin öncüsüdür”  (TIKLA İZLE)
Bu içerik 1624 kez okundu.

“Zonguldak sanayi devriminin öncüsüdür”

BEÜ Farabi IV.Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı töreninde konuşan Vali Ali Kaban, “Zonguldak sanayi devriminin öncü bir kentidir” dedi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’de, “İnovasyon süreçlerini sanayimize hakim kılmamız gerekmektedir. Sürdürülebilir bir büyüme sağlamak için bu zorunludur” şeklinde konuştu.

Zonguldak Valisi Ali Kaban, "Zonguldak sanayi devriminin öncü kentlerinden birisi, en önde gelenidir” dedi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde Farabi IV.Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı yapıldı.

Üniversitenin kapalı spor salonunda yapılan proje pazarında üniversiteli öğrenciler tarafından hayat geçerilen  projelerin tanıtımı yapıldı.

Vali Ali Kaban,  Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, BEÜ Rekötrü Prof. Dr. Mahmut Özer, TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu ile çok sayıda davetli topluğu katıldı.

ÖZDEBİR: "YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER ÜRETMEK, BUNUN İÇİN BECERİ AÇIĞINI KAPATARAK İNOVASYONA YÖNELMEK VE DEĞER ZİNCİRİNİN ÜST HALKALARINA TIRMANMAK ZORUNDAYIZ"

Açılış konuşmasını yapan Ankara Sanayi Odası başkanı Nurettin Özdebir, “Değerli hocalarım, Sevgili öğrenciler, Çok güncel ve önemli bir konuyu görüşmeye ve tartışmaya açtığınız için sizleri kutluyorum.

Sanayimiz son yıllarda önemli mesafeler kat etmiş olsa da daha almamız gereken çok mesafe var. Sanayimiz reel gelirimizin dörtte birini üretiyor. Çalışanların beşte biri sanayide istihdam ediliyor. İhracatımızın %90’ından fazlasını sanayi ürünleri oluşturuyor. Görüldüğü gibi sanayileşmede oldukça mesafe almış durumdayız. Ancak, sanayimiz yeteri kadar yüksek katma değerli, ileri teknolojili ürünler üretemiyor. Bir televizyonun ekranını, tüm elektronik aksamını ithal edip Türkiye’de monte edip televizyon olarak ihraç ettiğimizde önemli bir katma değer yaratmıyoruz. Hurda demir ithal edip, ithal enerjiyle işleyip demir döküm olarak ihraç ettiğimizde de önemli bir katma değer yaratmıyoruz. Sanayimizin bu yapısı nedeniyle küresel ekonomiyle, değer zincirinin alt halkalarında düşük katma değer yaratarak entegre olmuş durumdayız. Bu durumu değiştirmek, yüksek katma değerli ürünler üretmek, bunun için beceri açığını kapatarak inovasyona yönelmek ve değer zincirinin üst halkalarına tırmanmak zorundayız. Bir örnek vereceğim: Dünyanın en başarılı şirketleri arasında yer alan Apple'ın 2016 Eylül ayında yıllık kârı, birkaç çeyrektir düşmesine rağmen 50 milyar dolar seviyelerinde. Hisseleri, New York'taki Nasdaq hisse senedi piyasasında işlem gören Apple'ın toplam piyasa değeri 750 milyar dolar civarında. iPhone ve iPad'in parçaları; Güney Kore, Japonya, Tayvan, Apple dışındaki ABD'li firmalar tarafından üretiliyor ve parçaları birleştirme işlemi Çin'in Shenzhen kentinde Tayvanlı Foxconn şirketi tarafından yapılıyor. Bu nedenle iPhone ya da iPad'in arkasında "Çin'de yapıldı" (Made in China) değil "Çin'de birleştirildi" (Assembled in China) yazar. Yapılan bir araştırmaya göre iPhone 4'ün satış fiyatının yüzde 1,8'ini Çinli işçiler alıyor. Çinliler dışındaki işçilerin payı ise yüzde 3,5. Materyal girdiler yüzde 21,9, tanımlanamayan kârlar yüzde 5,3, Güney Kore'nin kârı yüzde 4,7, Japonya'nın kârı yüzde 0,5, Tayvan'ın kârı yüzde 0,5, Euro Bölgesinin kârı yüzde 1,1, Apple dışındaki ABD''li firmaların kârı yüzde 2,4, Apple'ın kârı ise yüzde 58,5. Apple belki uç bir örnek ama, inovasyon, bu tür ürünler yapabilmek demek. Ancak biz inovasyonda pek iyi değiliz Avrupa Komisyonunun yayınladığı “İnovasyon Birlik Karnesi ” adlı raporda Türkiye’ye “düşük dereceli ya da az yenilikçi” notu vermiş. Türkiye 0,21 puanla 34’üncü. AB ortalaması 0,54. Alt bileşenlere baktığımızda Türkiye’nin nerelerde zayıf olduğu ve inovasyon çalışmalarında nerelere yoğunlaşılması gerektiği ortaya çıkıyor. Türkiye insan kaynakları alanında 35 ülke arasında 0,07 endeks değeriyle sonuncu sırada. AB ortalaması ise 0,56. İnovasyon potansiyelini artırmak için daha çok lisans ve lisansüstü derece sahibi bireyler yetiştirmeliyiz.  Ülkenin bilimsel kapasitesini değerlendirmek için oluşturulan “Araştırma Sistemleri” endeksinde Türkiye 0,15 puan ile 27’inci sırada. AB ortalaması 0,48. İşletmelerin yaptıkları Ar-Ge inovasyona harcamalarında AB ortalaması 0,41 olduğu biz ise 0,09 ile son sıradayız. Patent başvuruları, ticari markalar, tasarımlar “Entellektüel Varlıklar”ı oluşturuyor.

“Entellektüel Varlıklar”da 0,12 ile 31’inci. AB ortalaması 0,56. Bilgi yoğun faaliyetlerdeki istihdam, bilgi yoğun hizmet ihracatı, yurtdışından sağlanan patent ve lisans gelirleri, pazara ve işletmelere yeni inovasyon satışları “Ekonomik Etkiler” başlığı altında değerlendirilmekte. “Ekonomik Etkiler”de 0,27 puan ile 32’nci sıradayız.

AB ortalaması 0,60.” Dedi

ÖZDEBİR: İNOVASYON SÜREÇLERİNİ SANAYİMİZE HAKİM KILMAMIZ GEREKMEKTEDİR. SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR BÜYÜME SAĞLAMAK İÇİN BU ZORUNLUDUR.

Konuşmasında öğrencilere seslenen Ankara Sanayi Odası başkanı Nurettin Özdebir, “Bu tabloyu acilen değiştirmemiz, inovasyon süreçlerini sanayimize hakim kılmamız gerekmektedir. Sürdürülebilir bir büyüme sağlamak için bu zorunludur. Türkiye’de kişi başına gelir uzunca bir süredir 10 bin dolar seviyelerinde. Bu on bin dolar sınırını hızla aşamadığımız sürece bu orta gelir tuzağından kurtulmamız imkansızdır. Bunun için inovasyona ve teknolojik gelişmeye odaklanmalıyız. Değerli öğrenciler, Ülkemiz 19’uncu yüzyılın başlarında ve 20’nci yüzyılda birinci, ikinci ve üçüncü sanayi devrimlerini uzaktan seyretmişti. Sanayileşmeye başladığımızda dünya üçüncü sanayi devrimini yaşarken biz ikinci sanayi devriminin teknolojileriyle tanışmaya başlamıştık.

Bugünlerdeki sanayileşmemiz de aynı çizgide devam ediyor. Dünyada ise yeni bir sanayi devrimi yaşanıyor. Bu devrime “Sanayi 4.0” deniyor. Bu devrim, değer zinciri organizasyonunda kullanılmaya başlanan yeni teknolojileri ve yeni kavramları anlatmak için kullanılıyor. Sanayi 4.0’da bilgisayarlar internet üzerinden birbirine bağlanarak akıllı fabrikaların oluşturulması hedefleniyor. Bu akıllı fabrikalarda bilgisayarlar, üretim süreçlerini sürekli denetliyor, makinaların bakım ve onarım programlarını düzenliyor, satış yerlerindeki bilgisayarlar ile kurdukları iletişimle üretim miktarını ayarlıyor ve fabrikadaki insanların aldıkları kararların uygunluğunu denetleyerek gerekirse uyarılarda bulunuyorlar. Birbirleriyle bağlananlar sadece fabrikalar da değil. Evler, arabalar, hastaneler deki bilgisayarlar da internet üzerinden birbirleriyle sürekli iletişim içinde insanlara yardımcı oluyor, karar alma süreçlerini kolaylaştırıyor. Bu günlerde sayılarının 15 milyar olduğu tahmin edilen birbirleriyle iletişimdeki cihaz sayısının 2020’de 50 milyara yükseleceği tahmin ediliyor.  Bütün bu gelişmelerin bizleri doğrudan ilgilendirmeyeceği ve etkilemeyeceğini düşünmek büyük bir hata olur.

Çünkü geleceğin dünyası Sanayi 4.0 ile şekilleniyor ve geleceğin kurallarını koyuyor. Almanya, ABD, Güney Kore, Çin, Sanayi 4.0’ın kendi versiyonlarını kuruyor, Sanayi 4.0’ın önünü açmak için kurumsal yapılar oluşturuyor. General Electrics, Siemens, Bosch, Sanayi 4.0’da ilerleyen büyül şirketlerin sadece bazıları. Ancak, Sanayi 4.0 sadece büyükleri değil, KOBİ’leri de yakından ilgilendiriyor. Çünkü bilgisayarlar, karar alma süreçlerinde insanın yerini aldıkça, zaman kaybı ve hata yapma olasılığı azalıyor, verimlilik artarken inovasyon süreçleri kısalıyor, maliyetlerde de büyük düşüşler sağlanıyor. Geriden takip ettiğimiz ilk üç sanayi devriminin ardından 4’üncü sanayi devrimini de kaçırmamamız ve geliştirilen yeni teknolojileri yakından takip etmemiz gerekmektedir. Aksi takdirde geleceğin dünyasında rekabet etme şansımızı kaybederiz. Değerli katılımcılar, Bilim ve teknolojide baş döndürücü gelişmelerin olduğu bir çağda yaşıyoruz. Artık çağımız bilgi ve iletişim çağı. Ancak, bu bilgi ve iletişim çağında ilginç bir paradoks yaşanmaktadır. Günümüzde ne bildiğinizin önemi giderek azalmaktadır. Çünkü her bilgiye internetten kısa sürede ve çok ucuza ulaşmak mümkündür. Ayrıca bilgi de çok kısa sürede eskimekte, sıradanlaşmaktadır. Böyle bir ortamda, bilgiden çok sahip olunan beceriler ve kişisel özellikler  ön plana çıkmaktadır. Çünkü ne bildiğinizden çok, bildiklerinizle ne yapabileceğiniz ve hangi değeri yaratabileceğiniz önem taşımaktadır. Günümüzde yüksek katma değer, bilgi ve teknoloji yoğun mal üretilen sektörlerde gerçekleşiyor. Bu sektörler, temel bilimler ve matematik donanımlı, sorunları tespit etme ve çözüm üretebilme becerisine sahip, değişen koşullara uyum sağlayabilen yaratıcı bireyler istiyor. Çünkü inovasyon ancak bu becerilere sahip bireylerle mümkün. Sürdürülebilir büyümeye giden yol, bu durumu değiştirecek adımları atmaktan geçmektedir. Sözlerime burada son veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.

Konuşmanı ardından Vali Ali Kaban, TTK Genel Müdürü Kazım Erooğlu ve BEÜ rektörü Mahmut Özer Nurettin Özdebir’e plaket ve Devrek bastonu takdim ettiler.

VALİ KABAN: ZONGULDAK SANAYİ DEVRİMİNİN ÖNCÜ BİR KENTTİR

Vali Ali Kaban yaptığı konuşmada Zonguldak sanayi devriminin öncü kentlerinden birisi, en önde geleni olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Çok güzel bir konuşmanın arkasından söylenecek çok fazla bir şey yok. Hakikaten başkanımızı şu an değinilmesi gereken her şeye o kadar dengeleri o kadar üzerine basılması gerene noktaları üzerine basa basa eğildi ki buna ekmeyebilecek bir şeyimiz yok. Ancak bu Pazar ben Zonguldak’ta göreve başladığımda o zaman elimize nur topu gibi doğduğunda ben buradaydım ve şimdi proje pazarımız dördüncü yaşında ve çocuk büyüyor. Ayaklandı. Geçen valilikte yaptığımız toplantı sırasında bunun bir fuara dönüştürülmesini vaktinin geldiği kanaati oluştu bizlerde. Bunun şu anda alt yapı çalışmasını arkadaşlarımız Kalkınma Ajansı’ndakiler başta olmak üzere onlarında desteğiyle üniversitemiz ve sanayi kesimimiz yapıyorlar. Ben sadece şunu söylemek istiyorum. Biz ilkokuldayken ortaokula geçtiğimizde Tubitak’ın desteklere başladığını hatırlıyorum 80’lerin başıydı. Deniliyordu ki si bir şeyleri araştırın bunu bir pazarı yapılacak o zaman. Bizlerde araştırma nasıl yapılır. Hakikaten bir şeyler yamak istiyorduk ama nasıl araştırma yapılması gerektiğini bilmediğimizi in sadece öykünerek zaman geçirmek durumunda kalmıştık. Şimdi bakıyoruz ki araştırma çalışmaları yaygınlaştı.

Lakin Zonguldak’ın bir özeliği var. Zonguldak konuşmada anlatılan 2 ile 3 arasındaki sanayi devriminin öncü kentlerinden birisi, belki de en önde geleni. Elbette bir şey olacaksa, 4-0’ı yakalayacaksak 4-4’lük bir iş yapacaksak bunu önemli bir merkezi olmakta Zonguldak’a yakışır. Bu anlama ben üniversitesi başta Sayın Rektörümüz olmak üzere bu işe çok büyük çabalar sarf ederek bu noktaya getiren sayın Rektör yardımcımız Hakan Bey olma üzere diğer adını sayamayacağım emektarları kutluyorum, tebrik ediyorum, inşallah bundan sonraki yıllarda bunu bir fuara dönüşmüş ve çok daha kapsamlı ve ülke ekonomisine, ülke sanayine çok daha katkılı, katma değerli bir şekilde yapıldığını görmek dileğiyle hepinize tekrar sevgi ve saygıyla selamlıyorum”

VALİ, ASO BAŞKANI VE REKTÖR STANTLARI GEZDİLER

Konuşmaların ardından Vali Ali Kaban, Rektör Mahmut Özer ve ASO başkanı Nurettin Özdebir öğrenci stantlarını gezerek projeler hakkında bilgi aldı.

ÖĞRENCİLER PROJELERİNİ TANITTILAR

Bu arada proje pazarında açılan projeler ise oldukça ilgi çekiciydi.

Körler için beyaz çizgisini takip eden baston, yağmur sularını biriktirerek barajlama sistemi, kendi ürettikleri drone ile kendi ürettikleri ev robotlarını tanıttılar.

(HABER-ERCAN DEMİR)

 

ZONGULDAK HABERLERİ VALİ ALİ KABAN İNNOVASYON BEÜ ANKARA TSO NURETTİN ÖZDEBİR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
GÜNE BAŞLARKEN 25 EYLÜL 2017
GÜNE BAŞLARKEN 25 EYLÜL 2017
ANA HABER 24 EYLÜL 2017
ANA HABER 24 EYLÜL 2017