Advert
Advert

Sosyalist Şerafettin’den, kapitalist Şerafettin’e !..

Sosyalist Şerafettin’den, kapitalist Şerafettin’e !..
Bu içerik 5112 kez okundu.

CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpçu’ya “Şerafettin” diyorsam, saygıda kusur etmek için değil elbette…

Şerafettin Turpçu, Çatalağzı Kazayanı Mevkii’nden çocukluk arkadaşım oluyor.

Hey gidi çocukluk günleri !…

Hey gidi çocukluk arkadaşları !..

Kazayanı’nda çelik-çomak oynayarak büyümeye çalıştığımız günlerde ne arkadaşlarımız vardı…

Şerafettin (Turpçu), can kardeşim Hasan Hüsnü Çorak, alnımda çocukluktan kalan bıçak izini kendisinden hatıra olarak sakladığım Hüsnü Çelebioğlu, Rahmetli Hulusi, kendisini Cumayanı Deresi’nde boğulmaktan kurtardığım Vacit Çeliktaş, hepimizin müşterek arkadaşı olan Kadir ve daha pek çokları…

Şerafettin Turpçu’nun gün gelip başımıza “milletvekili” olacağı daha o günlerden, hatta çelik-çomak oynayışından belliydi…

***

Şerafettin Turpçu, belki de yakın zamana kadar işi, icraatı, yaşam tarzı “kapitalist” olmakla birlikte “sol” ruhunu hiç kaybetmemişti…

Hani, daha önce de söylediğimiz gibi Sayın Turpçu “CHP’nin sol ayağı” gibiydi gerçekten…

Dünya görüşü “sol”a bakardı, fikirleri sürekli “sol” içerikli fikirlerdi, siyasete hep “sol”dan başlamış, öyle devam etmişti…

Türk solunun önemli isimlerinden Murat Karayalçın ve zamanın İzmit Belediye Başkanı Sefa Sirmen ile yakın dostluğu vardı.

CHP İl Başkanlığı, SHP İl Başkanlığı ve CHP Milletvekilliği…

Siyaset onu önemli yerlere taşıdı, siyaseten başarılı bir seyir defterinin sahibi oldu.

Ticaret hayatındaki iniş-çıkışlar onu önemli ölçüde yıpratmış olsa da, iş hayatında herkesin başına gelebilecek bu tür olayları keşke daha doğru ve daha tahammüllü bir şekilde kamuoyuna anlatabilmiş olsaydı…

***

Ne var ki, Şerafettin Turpçu’nun “sol” kimliği bakımından daha da önemli kayıpları var.

Geçen gün gazetemizin manşetinde yer aldığı şekilde basını “günah keçisi” ilan etmesi gibi…

Şerafettin Turpçu, pek çok siyasetçi gibi “basına ihtiyacı olduğu” günleri unutmuş görünüyor.

Bundan daha önemlisi…

Yakın zamana kadar o çocukluktan kalma saf “sol” ruhunu muhafaza ettiğini sandığımız Şerafettin Turpçu, kendi değerlerine aykırı bir yolda yürümeye başlıyor.

Basın özgürlüğü ve eleştiri hakkı, solun temel değerlerinden birini oluşturmuyor mu?..

Elbette basının da bir vicdanı olacak, elbette basın kendi etik değerlerini bir kontrol sistemi içinde korumuş olacak, elbette basın özgürlüğü dediğimiz şey “haksızlığa-hukuksuzluğa” perde olmayacak ama, siyasetçiler de herkesten çok eleştirilere tahammüllü olacak…

Şerafettin Turpçu, basını hedef alıyor.

Anlaşılır gibi değil doğrusu…

Çocukluk arkadaşım Şerafettin Turpcu…

Sanırım, sol ruhunu kaybedip, kapitalist ruha sahip olabilmenin sancılarını yaşıyor.

Söz Meclisten İçeri / Erhan Çakmak

 

zonguldak haberleri

şerafettin turpcu zonguldak haberleri haber son dakika haberi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
20 EYLÜL 2017 ANA HABER
20 EYLÜL 2017 ANA HABER
KARŞI KARŞIYA 20 EYLÜL 2017
KARŞI KARŞIYA 20 EYLÜL 2017