“Oğluma hainleri alnının ortasından vurmasını vasiyet ettim”

“Oğluma hainleri alnının ortasından vurmasını vasiyet ettim”
Bu içerik 1213 kez okundu.

Başbakan Baş Danışmanı Mustafa Şen, oğluna hainleri alnını ortasından vurması vasiyetini verdiğini söyledi.

 

Başbakan Baş Danışmanı Mustafa Şen, Genel başkanlığını yaptığı Cihaünnüma’nın düzenlediği “15 Temmuz ve mili İrade konferansına katıldı.

GMİS Şemsi Denizer Salonu’nda düzenlene konferansa Vali Yardımcısı ve Kozlu Kaymakamı Ahmet Karakaya, AK parti İl Başkanı Zeki Tosun, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Metin Karaduman, Memur-sen İl Başkanı Kamuran Aşkar, Müftü Mürsel Öztürk, TTK Genel Müdür vVkili Ercan Gebeş, GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, Saltukova Belediye Başkanı Zerrin Güneş, Gelik Belediye Başkanı Burhan Sezgin ile çok sayıda davetli topluğu katıldı.

Konferans kuránı kerim okunmasıyla başladı. Ardından 15 Temmuz ile ilgili slayt gösterisi ilgiyle izlenildi.

Küçük kızın okuduğu 15 Temmuz şiiri salonda bulunanları coşturdu.

 

AKÇABELEN: YILLARDIR İÇTEKİ VE DIŞTAKİ ŞER ODAKLARI TARAFINDAN BU MİLLETE HAK ETMEDİĞİ BEDELLER ÖDETİLMEKTEDİR.

Daha sonra ise Cihannüma Zonguldak İl Temsilcisi Erdoğan Akçabelen açılış konuşmasında Yıllardır içteki ve dıştaki şer odakları tarafından bu millete hak etmediği bedeller ödetilmekte olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Cihannüma il temsilciliği olarak düzenlemiş olduğumuz ve Genel Başkanımız Sayın Mustafa Şen'in konuşmacı olarak katıldığı “15 Temmuz ve Milli İrade Konferansına” hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle terör saldırılarında şehit olan ve hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, Türk milletine baş sağlığı diliyorum. Malumunuz zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu coğrafyada yaşamanın bazı bedelleri var. Yıllardır içteki ve dıştaki şer odakları tarafından bu millete hak etmediği bedeller ödetilmektedir. Tarihimiz boyunca belli dönemlerde ülkemizde yapılan darbeler, muhtıralar ve dış müdahalelerle bu ülke sürekli geri götürülmeye, ilerlemesi engellenmeye çalışılmıştır. En son 15 Temmuzda da dış mihraklar ve onların içerideki işbirlikçileri tarafından aynı oyun oynanmak istemiş ama bu sefer başaramamışlardır. Birileri darbe girişiminden önce pervasızca, alçakça,  bir darbe olması, askerin sokağa inmesi durumunda halkın evlerinden dışarı çıkamayacaklarını korkudan imamların evinin bitişiğinde olan camiye dahi gidemeyeceğini söylemiş fakat 17 Temmuzdan sonra kendileri inlerine girmek zorunda kalmışlardır. Bu asil millet tankların silahların önünde ölümü göze alarak, canı pahasına dimdik durmuş ve bu memleket üzerinde oynanmak istenen oyuna bu sefer izin vermemiştir. 15 Temmuz bir yönü ile milletin uyanışına vesile olmuştur. Birlik ve beraberlik içinde tek yumruk olarak hareket edildiğinde tankların, silahların bir işe yaramadığını bu millet tüm dünyaya göstermiştir. Düşmanlarına kolay kolay unutamayacakları bir ders vermiştir. Düşman düşmanlığından vazgeçmemektedir. 15 Temmuzda askeri darbe ile başaramadıklarını terör olayları ile, ekonomik baskılarla yapmaya çalışmaktadır. Bunlar da tutmayacaktır. Tüm müdahalelere karşı dimdik ayakta duran bu millet Yüce Mevlanın yardımı ile tüm bu sorunları aşacak ve felaha erecektir inşallah...

Cihannüma Derneği yaklaşık 4 yıl önce milli ve manevi değerlerine bağlı olan, bir zamanlar kader birliği yapmış arkadaşların tekrar bir araya gelmesi ile kurulmuş olan dayanışma, işbirliği ve yardımlaşma platformudur. Derneğimiz il çapında örgütlendiği gibi birçok ülkede temsilciliği bulunmaktadır. Cihannümayı; meslektaşım olan İstanbul İl Temsilcimiz Rıza Yorulmaz şiir tadındaki sözleri ile şöyle tanımlamıştır. 

Adımızın Cihannüma olduğuna bakmayın. Gün gelir Anadolu Gençliğe döner; öğrenciye burs, evine eşya, sırtına kaban oluruz;

Gün gelir Yedi Tepeden Yedi Kıtaya uzanan köprü oluruz.

Gün gelir İHH'dır adımız, mazlumların sofrasına aş, gözyaşına mendil, yetimin başını okşayan el oluruz;

Gün gelir, garibin Cansuyu, Kudüs'te kurulan Sadakataşı sofrası, Afrika çöllerine Deniz Feneri'yizdir..

Gün gelir; Ensar oluruz muhacire kucak açan;

Gün gelir; yurt oluruz İlim Yayan;

Gün gelir; ÖNDER oluruz imam-hatibe ve tüm gençliğe;

Gün gelir; Kuran Kursu oluruz hafızlar yetişsin diye,

Gün gelir; cami derneği oluruz minareden ezan daha gür yankılansın diye.

Ve her daim komşuyuzdur açlara tok yatmayan; emrolunduğu gibi dosdoğru olan; nokta kadar menfaat için virgül gibi kıvrılmayan, kim var denilince sağına soluna bakmadan ben varım diyebilen...

Ama hep Milli Gençliğiz”

 

BAŞBAKAN DANIŞMANI ŞEN: OĞLUMA, VATAN HAİNLERİNİ ALNININ ORTASINDAN VURMASINI VASİYET ETTİM

Daha sonra ise konuşma ı başbakan Baş Danışmanı Mustafa Şen konuşmasında 15 Temmuz, öncesi ve sonrası hakkında değerlendirmelerde bulundu. 15 Temmuz darbe girişiminde bulunan FGETÖ yapısı, darbe girişimi ve sonrasında yaşanan gelişmeler hakkında önemli bilgiler sundu.

15 Temmuz darbe girişiminde şehit olanlar arasında bir çok arkadaşının bulunduğunu belirten Başbakan Baş Danışmanı Mustafa Şen, kendi oğluna; (Eğer askerde sana birisi millete silah doğrult derse o vatan hainini alnını ortasından vurmandır. Yoksa sana hakkımı asla helal etmem) vasiyet ettiğini belirtti. Mustafa şen yaptığı konuşmada şunları söyledi>:

“Başkomutanım Cumhurbaşkanı bir şey söylüyor doğrudan bir isim vermiyor. Bir Niteleme yapıyor diyorlar ki nedir bu üst akıl. 15 Temmuz öncesinde o anlı şanlı televizyon arkadaşlarımız (Yahu gökten taş düşse üst akıl diyorsunuz her şeyi Fethullah’tan görüyorsun) diyorlardı.

İşte 15 Temmuz’da gördük.

Türkiye terör saldırıları uğrarken PKK, FETÖ, DEAŞ, hep birlikte saldırıyorlar ve hepsinin elinde aynı ülkeleri silahları var. Şimdi daha Daeş’in silah fabrikası var mı Yok, PKK'nın var mı Yok PYD nin var mı yok. Peki ellerinde ki silahlar, hepsi aynı ülkelerin silahları. Nasıl oluyor

Şimdi 15 Temmuz bize arkaya duvarın Arkasında dönen dolapları, duvarın arkasına bakmaya emrediyor. Gördüğün bulutu değil bulutun arkasına bakmayı emrediyor. Ukun arkasına bakmayı emrediyor. Çünkü oralarda başka şeyler oluyor.

Fetöcüler biz kanunlara bağlıyız diyorlar ama Türkiye kanunları değil İngiliz kanunları

Arkadaşlar diyorlar ki Amerika'yı niye konuşmuyorsun diyorlar. İngiltere konuşunca Amerika'nın Tetikçi olduğu ortaya çıkar zaten. Çünkü Amerika bir tetikçi ülkedir.

Amerika’yı İngilizler yönetir

İngiltere nedir, 15 Temmuzu ve bu coğrafyada olan olaylar anlayabilmek için gerçekten çözümleme yapmalıyız. İngiliz finansçılar hep der ki hep der ki  ABD’deki Wall Streetçiler kendini bir şey zannediyorlar Halbuki bizim taşeronumuz olduklarını anlayamayacak kadar aptallar’ diyor. Peki nasıl olur diyorsunuz içininizden. Anlatayım. İngiliz finansçının söylediği çok doğru çünkü uluslararası faiz oranlarını günlük olarak kim belirliyor libor yani Londra Bankalar arası Birliği. Ve her gün saat 11’de faiz politikasını belirlemek için toplantı yapıyorlar ve alına karaları ABD uyguluyor. Şimdi Asıl patron kimmiş Londra. İngiltere yani Kraliçe.

Dünyanın bütün parasını vücuda benzetirsek nebidir, para likitidedir, yani akışkandır. Yani kan gibidir. Vücudun kanıdır o vücuda hükmeder. O zaman paraya dünyada ne ile hükmediliyor faiz. Peki faizin ne olacağına kim karar veriyor İngiltere. O zaman dünyayı kim yönetiyor İngiltere.  Amerika dedikleri şeyi nedir-taşerondur. İngiltere'de sözde demokrasi vardır ama kraliyet ailesi yönetir. Yani krallık vardır. Bakınız İngiliz başbakanı Cameron Türkiye'ye geliyor Normal sayılı sefer uçağı ne geliyor. Normalde kendine ait bir uçakla gelmesi lazım ama İngiliz kraliçesi diyor ki Kargo uçağını Başbakana Tahsis Fakat sadece kullanmayacak bakanlarda kullanacak diyor. Sorsan İngiltere'de demokrasi vardır Krallık var Basbayağı bir kiralık Var. Diyorlar ki kraliçelik orada sembolik bir şeydir Ne alakası var Sembol ama çok büyük bir sembol. Şimdi bu oyunu anlamak için gerçekten İngiltere’yi anlamak gerekiyor.

ORTADOĞU DEĞİL MERKEZİ DÜNYADIR

İngilizler Ortadoğu diyor ama aslında Ortadoğu değil. Buralar Merkezi dünyadır. Ciddi söylüyorum Dünya burada kuruldu, medeniyetler burada kuruldu, medeniyetler burada kurulurken İngiltere çamur içinde de, Paris çamur içinde bir köydü. Dünya burada kuruldu ve onun için bunun adı Ortadoğu değil merkezi dünyadır. Dilimizi buna alıştıralım lütfen. Ortadoğu derken onlara hizmet etmiş oluyoruz. Bu coğrafyaya baktığımızda bir Rabiamız var. 4 parmak yan yana.

Her birini bir kademe olarak değerlendirelim. Bunun en altında ki kademesinde İngiltere İngiliz istihbarat cemaati, Teşkilatı değil cemaati diyorum bakın ve bu tabiri seçerek kullandım. İngiliz istihbarat cemaati, bir üstünde ki kademede ise diğer istihbarat teşkilatları, Amerikan istihbarat teşkilatları Mossad teşkilatları.Ve üçüncü kademede ise gördüğümüz devletler vardır; Mısır, Arabistan, Suriye Irak gibi devletler vardır, en üst kademede ise milletler vardır ama bizler en alttaki ilk iki kademeyi nedense görmüyoruz. İngiliz istihbarat cemaatini ve istihbarat teşkilatını ve bağlı kuruluşlarına ve alttaki bu katmanları görmemiz gerekiyor. İngiliz cemaati diyorum teşkilatı demiyorum neden. Bakın İngiliz istihbarat cemaati mensubu hiç öyle ceymis bond gibi elde çantayla göremezsiniz. Bildiğin esnaftır, mühendistir, generaldir, milletvekilidir, pilottur, doktordur, marangozdur ama hepsinin yaptığı bir şey vardır arada sırada merkeze bir not geçerler. Kendilerince çevresinde neler olduğu ve neler yaşandığı şeklinde. Bizler onları sadece meslekleriyle tanırız ama onlar ajandır. Bu işler böyledir Mısır'a gidin bunu gözünde göreceksiniz çıplak gözünde görüntü Hindistan'a gitti zaten gözü kör olsa da görürsünüz gerçekten bunlar böyle İngilizler hep ticarete önem verirler gibi gözükse de aslında istihbarata önem vermişlerdir. Bugün buraya baktığımız arkadaşlar bir çok ülkede ki milletvekillerin bir çoğu o parlamentolarının büyük bir çoğunluğu İngiliz vatandaşıdır. 15 Temmuz anlamak için bunu anlamak lazım. Türkiye bir karar veriyor. Kendisine çizilmiş olan yoldan çıkarak. Artık kendi yolundan gitmek istiyor. Artık kedi yolumdan gideceğim diyor.

Yabancı ülkelerin görüş açısı şudur. Türkiye’yi ne öldüreceksin nede büyüteceksin. Dibine su dökeceksin ama üsten budayacaksın. Büyümeyecek ama ölmeyecek te.

Ve Türkiye diyor ki artık ne senin sulamana ihtiyacım var ne de artık dallarımı kesmene izin veririm diyor. Türkiye ve 15 Temmuz bizi Tekrar kendi yollarına, rayına sokma girişimiydi ve biz Onları alıp başlarına çaldık. 15 Temmuz budur bunu unutmamamız gerekiyor. Peki biz niye buradayız, bu gece benim işim gücüm yok bu veya sizin işiniz gücünüz yok muydu. Vatan'dan daha iyi bir iş güç olabilir mi. 15 Temmuz unutursak bir daha yapmazlar mı, yeniden tepemize de binmezlermi. Vallahi milletimizi köleleştirmek için Üzerimize üzerimize gelmezler mi. Rahmetli Erbakan'ın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi topunuz gelse ne yazar.

Biz Sultan Fatih'in torunlarıyız siz kimin torunusunuz, siz kimsiniz. Bu Pensilvanya askerleri Siz kimin torunusunuz. Biz Abdülhamit'in Yavuz Sultan Selim'in torununuz Peki siz kimsiniz kimin torunusun her turun torunuyum ben sen kimin torunusun bu Soysuzlar Bu kanı bozuklar Bunlar kimin torunu kim bunlar bu topraklarda olmadıkları çok açık. 15 Temmuz'da çok kahramanlık destanı yaşandı. Gözümüzün önünde yaşandı.15 Temmuz’u asla unutmayacağız ve unutturmayacağız. Ben oğluma şunu vasiyet ettik. Eğer askere iken sana birisi millete silahını sık derse vasiyetimdir ilk onun alnını ortasına kurşun sıkacaksın dedim. Kızlarıma da size de vasiyetimdir. Yarın bir gün evlendiğinizde erkek çocuklarınıza benim vasiyetimi iletecekseniz dedim”

ŞEN’E HEDİYE TAKDİM EDİLDİ

Konferansın ardından ise Başbakan Danışmanı Mustafa şen’e çeşitli hediyeler takdim edildi, toplu hatıra resimleri çektirildi.

(HABER-ERCAN DEMİR)

mustafa şen zonguldak haberleri haber son dakika haberi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ANA HABER 18 EKİM 2017
ANA HABER 18 EKİM 2017
GÜNE BAŞLARKEN 18 EKİM 2017
GÜNE BAŞLARKEN 18 EKİM 2017