Advert

Bir Sinan, bir de Süleyman gerek !..

Bir Sinan, bir de Süleyman gerek !..
Bu içerik 261 kez okundu.

Zonguldak Belediye Meclisi Üyesi Turhan Demirtaş, “ Hastane mi, pastane mi?..” başlıklı yazımızla ilgili bir mail gönderdi.

Aynen yayınlıyorum :

“ Sevgili Erhan,

Hastane mi, Pastane mi başlıklı şehir hastanesi yeriyle ilgili yazını okudum.

Yapımına başlandığı yer seçimi için; doğru mudur, yanlış mıdır, Zonguldak merkezinde;

4 ü devletin, 1 i de özel olmak üzere 5 hastane varken, onların; Hekim. hemşire, hasta bakıcı ve teknolojik cihaz donanımı eksiklikleri had safhadayken, bu eksiklikler giderilmeden şehir hastanesi yapımına girişilmesi doğru mudur, yanlış mıdır tartışmalarına girmek istemiyorum.

Ama hastane için önerilen yer, neden MERKEZ ATÖLYELERİ, işte onu anlayamıyorum.

Abartılı olacak ama, Merkez Atölyeleri; adam yap dense, adam yapacak makine ve sanatkarları bünyesinde barındıran, imalatlarıyla TTK’ya milyonlar kazandıran bir tesis

“Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız.”

“Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”

Bu sözler, hepimize bir şeyler hatırlatmalı.

“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek, Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen, bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”

Böyle muazzam bir tesis bir daha kurulamayacağına göre, merkez atölyelerinin yıkılması, antigrizu maden makineleri imalatında, bakımında ve tamirinde; TTK’ nın dışarıya bağımlılığını artıracak, zararı daha da büyütecek, TTK’ yı kapatmak için bahane arayanlara gün doğacaktır.

Zonguldak her geçen gün daha da çıkmaza sürüklenirken, hep birlikte çıkış yolu aramamız gerekirken, Cumhuriyetin ilk vilayeti ve ilk sanayi kenti Zonguldak’ın, kimliğini simgeleyen, kömürle özdeşleşen maden makineleri imalatı kültürümüzü yaşatan yapıları yok etmek hiç de akılcı olmaz.

Aslında yok edilen yapılar değil, kentin belleği, kimliği ve kültürüdür.

Belleği, kimliği ve kültürü yok edilen kentlerin bırakın gelişip büyümesini, ayakta kalmışlığının Tarihte örneği yoktur.

Merkez Atölyelerini yıkmayalım, yaşatalım. Zonguldak’ın kimliğini ve kömür kültürünü simgeleyen sanayi yapılarını korumayı ve nesillere aktarmayı amaç edinelim.

“ Kentin sakini değil, sahibi olalım

Sevgilerimle”

***

Turhan Ağabey’in endüstri yapılarına ilişkin hassasiyeti biliniyor.

Özellikle “Merkez Atölyesi” sözkonusu olunca...

Sayın Demirtaş’ın da ifade ettiği gibi, Merkez Atölyesi için TTK’nın “TTK” veya eski adı ile EKİ’nin “EKİ” olduğu dönemlerde “ Bu atölyede demirden adam yapılır, sadece can verilemez” denirdi.

Şimdi TTK eski “TTK” değil, Merkez Atölyesi de eski “Merkez Atölyesi” değil ama, ne TTK’nın, ne de Merkez Atölyesi’nin bu şehre kazandırdığı değerleri inkar etmek de olası değil...

Şu anda şehir hastanesinin yeni yeri için gerek siyasi, gerek idari makamlardan “Merkez Atölyesi” telaffuz edilmedi ama, atölyenin eski “ruhunu” kazanması da çok kolay değil...

Turhan Ağabey’in söylediği gibi...

Bir Sinan, bir Süleyman da onun için gerekli !..

( Söz Meclisten İçeri / Erhan ÇAKMAK )

 

 

 

Turhan Demirtaş
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HAYATA DAİR 5 ARALIK 2016
HAYATA DAİR 5 ARALIK 2016
KANAL Z ANA HABER - 5 ARALIK 2016
KANAL Z ANA HABER - 5 ARALIK 2016