Advert

DİŞ HEKİMLERİ ÇELENK KOYDU

DİŞ HEKİMLERİ ÇELENK KOYDU
Bu içerik 1269 kez okundu.

 

22 Kasım Diş Hekimliği Günü nedeniyle Atatürk Anıtı’nda çelenk koyma töreni düzenlendi.

Törende ilk olarak Zonguldak Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. A. Ferhat Mısır, Anıta çelenk koyduktan sonra şehitlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve akabinde de istiklal marşımızı söylediler.

Mısır yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

“Sayın Basın Mensupları, Değerli Meslektaşlarım ve Sevgili Vatandaşlarımız,22 Kasım 1908’de Cemil Topuzlu ve Halid Şazi gibi öncülerin bilimsel diş hekimliğinin miladını oluşturan hayata bakış açılarının şekillenmesinin üzerinden 108 sene geçti. Günümüzde Türkiye’sinde ise Kasım ayının yaklaşık aynı zamanlarında, “tecavüz ettiği kadınla evlendiği için, tecavüzcünün cezasının ertelenmesinin” kanun tasarısı olarak mecliste teklif edildiği ve ancak gerek sivil toplumdan gerekse de muhalefet partilerinden gelen yoğun tepkiler üzerine teklifin geri çekilip komisyona gönderilerek toplumun sürekli olarak sınandığı bir hayat anlayışına geriledik. İşte bu ortamda “Diş hekimliği Günü”nü ve “Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası”nı kutluyoruz. Günümüzde diş hekimliği öğretimi 5 yıllık teorik ve pratik aşamaları olan, statik değil dinamik, teorik bilgilerin yanı sıra el manipülasyonu, yaratıcılık, estetik ve sanatkâr görüş gerektiren, özverili, stresli ve masraflı bir bölümdür. Bugün Türkiye’de 30 bini aşan sayılarıyla diş hekimleri; diş hekimlerinin emekleriyle ortaya çıkmış sağlık emekçileri olan ağız diş sağlığı teknikerleri, diş protez teknisyenleri ve bu alanın sanayici paydaşları ile bir bütün olarak halkın ağız diş sağlığı eğitimi, hastalıklarının giderilmesi gibi hizmetlerin yanı sıra ülkenin sosyal meseleleri ile de ilgilenen aydın kişi sorumluluğu üstlenen bir meslek grubudur. Önceleri yalnız İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi varken, zaman içerisinde yeni fakülteler açılarak 1986’da bu sayı dokuza, 2002’de on dokuza yükselirken özellikle son dönemde rasyonel bir ihtiyaç olmadığı halde açılan devlet ve vakıf üniversiteleri nedeniyle bu sayı 71’e ulaşmıştır.

Şunu özellikle belirtmek isterim ki mesleğimizin mevcut sorunları çözülmek yerine bundan 30 sene evvelki sorunların daha da derinleşerek hala karşımızda durduğu kuşku götürmez bir gerçektir.

Yeni açılan fakültelerin pek çoğu, ne yazık ki gerçek ihtiyaç olan nitelikli diş hekimi yetiştirmek, özgün bilimsel araştırmalar yapmak ve toplum ağız sağılığı düzeyinin iyileştirilmesi amacı ile değil, ya politik ya da popülist nedenlerle açılmıştır. Bu plansızlık nedeniyle yeni mezun diş hekimleri için istihdam sorunu yaşanmaktadır. Fakültelerde uygulanan performans sistemi eğitimin içini boşaltmış; eğitimin yeterliliğinin sorgulanmasına neden olmuştur. Diş hekimliği eğitiminin yeterliliğinin arttırılması için, bu konuyla ilgili gerekli çalışmalar bir an önce yapılmalıdır.

Bu durumun sürdürülemez bir noktaya geldiğini ve eğer bugünden önlem alınamazsa önümüzdeki yıllarda karşılaşacağımız vahim tabloyu kamuoyumuzun bilgilerine sunarım. Şöyle ki; 2005 yılında 15 fakültede yılda toplam 960 civarında olan kontenjan yılda ortalama üç diş hekimliği fakültesinin eğitime başlaması ve birçoğunda da kontenjanların sürekli artması nedeniyle, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, 48 fakülte ve 4014 kontenjana ulaşmış durumdadır. Türkiye’de 2015 yılı itibari ile 28.006 diş hekimi mevcuttur. Bir diş hekimine 2.812 kişi düşmektedir. Bu sayı Avrupa Birliği ülkelerinde en son 2013 de yapılan çalışmalar sonucu 1433 olarak belirlenmiştir. 2016 yılından itibaren diş hekimliği fakültelerine öğrenci alınmasını durdurmamız ve mevcut öğrencileri beş yıl içinde mezun etmemiz durumunda bile 2021 yılına kadar 16.310 diş hekimi mezun olacaktır. Toplam diş hekimi sayısı bu durumda 46.482 olacak ve bir diş hekimine düşen nüfus 1781 olacaktır. Aslında bu bile ülkemiz için ideale yakın bir sayıdır. Nicelik yönünden diş hekimliği mesleğinin günümüzdeki durumu bu şekilde özetlenebilirken asıl gözden kaçırılan sorunlar mesleğimizin niteliği hususundaki konulardadır. Bu husustaki en önemli konu ise gerek kamu gerekse de özelde çalışan meslektaşlarımızın ve halkımızın karşı karşıya kaldığı, hasta-hekim ilişkisi yerine satıcı-müşteri ilişkisi yaratılarak mesleğimizin ve meslektaşlarımızın değersizleştirilmesi ve halkımızın almak istediği nitelikli ağız-diş sağlığı hizmetine ulaşmasındaki güçlüktür. Hasta ile hekim arasında kutsal olması gereken ilişki ne yazık ki özellikle son dönemdeki popülist yaklaşımlar nedeniyle hekimin psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığı, hastanın ise nitelikli sağlık hizmetine ulaşamadığı bir konuma düşmesine neden olmuştur. Kamuda çalışan meslektaşlarımız ne yazık ki nitelikli sağlık hizmeti vermek yerine performansa ve sadece niceliğe yani tedavi ettiği hasta sayısına bağlı değerlendirmeye tabi olmak zorunda bırakılmış, özelde çalışan meslektaşlarımız ise ucuz insan gücü olarak çalışmaya mahkûm edilerek sermayenin kucağına düşmüş durumdadır.

Mesleğimizin en büyük sorunlarından bir diğeri de, yıllardır elde edemediğimiz yıpranma payı hakkımızdır.

Anayasa ve yasalarla tanımlanarak kamu adına halka hizmet sorumluluğunu taşıyan bir yapı olarak, Türk Diş hekimleri Birliği ve Diş hekimleri Odaları, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütüdür. Bu yapısı ile diş hekimlerinin meslek örgütleri aracılığı ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunarken en önemli sağlık hizmetlerini düzenleyici yapı olan Sağlık Bakanlığı tarafından önemsenmesi sağlık politikalarının oluşturulmasında Türk Diş hekimleri Birliği'nin bilimsel çalışmalarını dikkate alması kamuda, üniversitede ve serbest olarak çalışan tüm diş hekimlerinin beklentisidir. Ancak yürürlüğe konulan ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşları hakkında yönetmelikle yeni bir sağlık kuruluşu açmak neredeyse imkânsızlaşmakta, var olan sağlık kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürmeleri zorlaşmaktadır. Diş hekimlerinin sunduğu hizmetin daha nitelikli olması için  ağız diş sağlığı hizmet sunumunda bulunan bütün sağlık kuruluşlarının fiziksel yapı ve donanımlarının çağın gereklerine ve ihtiyaçlara göre arttırılması hepimizin ortak hedefidir. Mesleğimizin yaşadığı birçok sorunun çözümünde; örgütlenmenin ve meslektaşların bir çatı altında toplanıp çözüm konusunda birlikte hareket etmesinin önemini bir kez daha vurgulamak gerekmektedir. Mesleğimizin içinde bulunduğu durum ülkemizde yaşanan sorunlarla ayrı düşünülemez. 15 Temmuz’da demokrasimize karşı yapılan her türlü darbe girişimi kesinlikle kabul edilemez. Bununla birlikte basın ve düşünce özgürlüğü sağlanarak, meslek örgütleri ve STK’lar üzerindeki baskılar kaldırılmalı, bu kuruluşların topluma faydalı bir şekilde hizmet verebilmesi için evrensel hukuk kurallarının uygulanması sağlanmalıdır. Ülkemizde, ilk Diş Hekimliği Okulu’nun kuruluş günü olan 22 Kasım günü, 1996 yılından bu yana her yıl “Diş Hekimliği Günü”, 22 Kasım’ı da içine alan hafta ise “Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası” olarak kutlanmaktadır. Böyle özel günler ve haftaların kutlanmasının, ağız ve diş sağlığının önemini anlamak ve toplum bilinci oluşturmak için önemli bir fırsat olduğunu tekrar vurgulayarak, tüm diş hekimlerimizin Diş Hekimliği Günü’nü kutluyorum”

(HABER-ERCAN DEMİR)

diş hekimleri zonguldak haberleri haber son dakika haberi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KANAL Z ANA HABER - 4 ARALIK 2016
KANAL Z ANA HABER - 4 ARALIK 2016
GÜNE BAŞLARKEN 2 ARALIK 2016
GÜNE BAŞLARKEN 2 ARALIK 2016