Advert

Tekli eğitime Eğitim Bir-Sen’den destek

Tekli eğitime Eğitim Bir-Sen’den destek
Bu içerik 998 kez okundu.

Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Sadettin Dede, Başbakan Binali Yıldırım’ın “Tekli eğitime geçilecek” açıklamasını mutlulukla karşıladıklarını ve desteklediklerini belirtti.

Başbakan Yıldırım, milyonlarca öğrenci, öğretmen ve veliyi ilgilendiren uygulamayla ilgili olarak, “2019’a kadar ikili öğretime son vereceğiz. Yani tekli öğretim olacak.  Yarım gün okuyacaklardı, tam gün okuyacaklar. Önümüzdeki dönemde okul öncesi eğitim ve 5. sınıftan itibaren yabancı dil eğitimi zorunlu olacak” demişti.

Eğitim Bir-Sen Zonguldak Şubesi Başkanı Sadettin Dede’de Başbakan Yıldırım’ın sabahçı ve öğlenci şeklinde bilinen çiftli eğitimin kaldırılacağı yönündeki bu açıklamasına destek vererek, “Bu normalde şimdiye kadar çoktan halledilmesi gereken önemli meselelerimizden biriydi. Yani sene 2016, devletimiz bir çok noktada ciddi derecede kalkınmalar sağlanmış, gelişmiş, büyümüş ve şu anda ki devletimizin şu haliyle ikili öğretim sitemi hakikaten artık ülkemi ve yakışmıyor ve bir an evvel tüm okullarımız tekli eğitim-öğretim sistemine geçmelidir” dedi.

Temennilerin 2019’a değil önümüzdeki yıldan a kadar tekli eğitim sistemine geçilmesi olduğunu belirten dede, ayrıca zorunlu yabancı dil eğitim içinde olumlu olduğunu belirterek şunları söyledi:  “Bu normalde şimdiye kadar çoktan halledilmesi gereken önemli meselelerimizden biriydi. Yani sene 2016, devletimiz bir çok noktada ciddi derecede kalkınmalar sağlanmış, gelişmiş, büyümüş ve şu anda ki devletimizin şu haliyle ikili öğretim sitemi hakikaten artık ülkemi ve yakışmıyor ve bir an evvel tüm okullarımız tekli eğitim-öğretim sistemine geçmelidir. Yani sabahtan bir grup, öğleden sonra bir grup, öğrencilerin sosyal alanlarda farklı işler yapmasını da engelleyen bir çalışma temposudur okullarda. Bunu değiştirilerek tam gün eğitimle öğrencilerin daha çok okullarında kalarak daha çok eğitim ve öğretimin içerisinde olmalarını sağlanma elbette son derece önemli. Bu eğitim çalışanları da açısında da son derece önemli. Yani düşünün bir okulda okul idaresi ikili öğretim sisteminden bahsediyorum. Sabah saat 7-8 gibi başlıyor akşam 6-7 gibi ancak okul dağılabiliyor ve bu arkadaşlar yoğun bir tempo içinde çalışmak zorunda kalıyorlar ve bunun bunlara ekstra bir katkı da yok maalesef. Tabi öğretmenler açısından da yine sıkıntılı bir durum. Dolayısıyla hem öğrenci hem veli hem de öğretmen açısından mesele değerlendirildiğinde tekli öğretim elbette ki son derece önemli. Artık bunun tabi Başbakanımız 2019’a kadar böyle bir süre içerisin de geçileceğini ifade etti. Şöyle bir şeyi de hatırlıyorum. Biz kışa gör hazırlıklarımızı yapıyoruz. Eğer mevsim yaz geçerse, işler daha da yolunda giderse daha da erken bitebilir gibi bir sözü var diğer konularla alakalı söylemişti bunu ama aynı şeyi biz okullarımız içinde olmasını bekleriz. Yani 2019’a kadar beklemeden bir an evvel 1 yıl içerisinde gerekli derslik ihtiyaçları tamamlanır ve tüm okullarımız Türkiye genelinde ikili eğitim ve öğretimden kurtularak tekli eğitim ve öğretim sistemine geçebilir” dedi.

‘ÖNEMLİ SORUNLAR VAR’

Dede açıklamasında şunları kaydetti: “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Binali Yıldırımın Orta Vadeli Programın açıklanması esnasında eğitimle ilgili yapılacak çalışmalardan bahsederken 2019 yılının sonuna kadar okullardaki ikili öğretimin sonlandırılacağını ve tekli eğitim öğretime geçileceğini ifade ettiler.

Eğitim Bir Sen olarak yapmış olduğumuz “Eğitime Bakış 2016 İzleme Ve değerlendirme Raporu” çalışmamızda konuyla ilgili yapmış olduğumuz araştırmaya göre;

Eğitim ortamları ile ilgili olarak ele alınması gereken göstergelerden biri de, ikili eğitime ilişkindir. İkili eğitim (ikili öğretim) başta az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler olmak üzere birçok ülkede uygulanan bir eğitim modelidir. İkili eğitimde, iki grup öğrenci aynı mekânı (dersliği) farklı zaman dilimlerinde kullanmaktadır. Söz konusu eğitim modeli ile farklı gerekçelerle hızlı ve çoğu zaman plansız artan öğrenci sayısı karşısında yetersiz kalan mevcut eğitim mekânlarının (okullar, derslikler vb.) daha verimli bir şekilde kullanılması amaçlanmaktadır. Öğrenci sayısındaki artış çağ nüfusta veya çağ nüfus içerisindeki okullaşma oranlarında yaşanan genel artışa bağlı olarak görece planlı gelişebildiği gibi, genellikle kırsal kesimlerden büyük kentlere doğru gerçekleşen göç hareketliliğine bağlı olarak görece plansız bir şekilde de gerçekleşebilmektir. İkili eğitim politika yapıcılar açısından çoğu zaman bir tercih olmaktan ziyade bir zorunluluk olarak kabul edilmektedir. Öğrenci sayısındaki planlı veya plansız artışa bağlı olarak gelişen derslik ihtiyacı çoğu zaman finansal kaynakların yetersizliği nedeniyle zamanında karşılanamamaktadır. Finansal kaynaklar yeterli olsa bile, özellikle öğrenci sayısındaki plansız artış karşısında oluşan derslik ihtiyacı zaman faktörüne bağlı olarak gecikmeli olarak karşılanabilmektedir. Nedeni ne olursa olsun; derslik ihtiyacının karışlanamaması karşısında politika yapıcılar, çok kalabalık sınıflarla normal eğitim veya az mevcutlu sınıflarla ikili eğitim uygulamaları arasında tercih yapmak durumunda kalmaktadır. Derslik ihtiyacının çok fazla olduğu durumlarda ise ikili eğitimle bile çok kalabalık sınıflar ortaya çıkmakta ve normal eğitim alternatifi politik bir seçenek olarak tamamen ortadan kalkmaktadır. İkili eğitim modeli kendi içerisinde avantaj ve dezavantajları barındıran bir uygulamadır.”

ÜLKEMİZİN İKİLİ EĞİTİM ÖĞRETİM SİSTEMİNDEN BİR AN ÖNCE KURTULMASI GEREKTİĞİ ÇOK AÇIKTIR

Dede: “Görüldüğü gibi ülkemizde bölgeler ve iller üzerinde ikili öğretimle ilgili durum incelendiğinde hem ilköğretimde hem de ortaöğretimde ciddi ilerlemeler kaydedildiği görülmektedir. İkili öğretimin avantaj ve dezavantajları göz önünde bulundurulduğunda artık ülkemizin ikili eğitim öğretim sisteminden bir an önce kurtulması gerektiği çok açıktır.

Aynı açıklamada başbakanımızın yabancı dil eğitimi ile ilgili söyledikleri de incelemeye değerdir. Çünkü bizim ülkemizde yabancı dil öğrenimi maalesef son derece başarısız düzeydedir. Yabancı dil öğreniminde okullarımızda yeni yöntem ve metotların geliştirilmesi gerektiği açıktır.

Öğrencilerin yaş guruplarına göre okullaşma oranları dikkate alındığında okul öncesi 3-5 yaş okul öncesi grubunda okullaşma oranı 2015/2016 yılı verilerine göre %40 oranında, 4-5 yaş grubunda %50, 5 yaş grubunda ise ortalama %65’in üzerinde görülmektedir. Bu oranlar ilkokul ve ortaokul yıllarında ülke genelinde neredeyse %100’ü bulurken liselerde ortalama %85-90 oranlarına gerilemektedir. 

Okulöncesinde okullaşma oranları 2009 yılından itibaren inişli çıkışlı bir seyir izlemiş, 2009’da oran %38.6 iken 2012 yılında düşüş yaşamış %37.5’e inmiştir. 2012-2013 döneminde yürürlüğe giren 4+4+4’den sonra 2015 yılında %43’e ulaşmıştır. Bu veriler ışığında mesele değerlendirildiğinde okul öncesi eğitimin ivedilikle ele alınması gerekmektedir. Başbakanımızın açıklamaları bu konuda umut olmuştur” dedi.

(HABER-ERCAN DEMİR)

eğtim bir sen sadettin dede zonguldak haberleri haber son dakika
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KANAL Z ANA HABER 8 ARALIK 2016
KANAL Z ANA HABER 8 ARALIK 2016
GÜNE BAŞLARKEN 8 ARALIK 2016
GÜNE BAŞLARKEN 8 ARALIK 2016