Advert

"Lozan bir hezimettir"

Bu içerik 1321 kez okundu.

 

"Lozan bir hezimettir "

Aynı zamanda bir tarihçi olan Memur-Sen İl Başkanı Kamuran Aşkar, "Lozan bir hezimettir" dedi.

Geçtiğimiz günlerde Muhtarlar toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz, Türk milletinin 2. Kurtuluş Savaşı'dır. Birileri Lozan Anlaşması'nı zafer diye yutturmaya çalışıyor. O masaya oturanlar Lozan'ın hakkını veremediler" ifadelerini kullanmıştı.

Bu açıklamayı değerlendiren Kamuran Aşkar, lozan'a galip devlet olarak katılmalarına karşın masa başında yenik bir devlet olarak ayrıldıklarını belirterek cumhurbaşkanının haklı olduğunu söyledi. Aşkar şunları söyledi:

LOZAN’A SAVAŞ KAZANAN DEVLET OLARAK GİTMİŞTİK AMA..

“Bizim tarihimizin aslında en büyük sıkıntısı burada başlıyor. Şöyle bir tarihte değerlendirme yaparken çok realist değerlendireler yapmayız. Resmi ideolojinin, resmi tarihin ön görüleri noktasında tarihi değerlendirmeleri yaparız. Onun için de resmi ideolojinin öngördüğü şekilde tarihi değerlendirirken genelde ya tam severiz ya da tam söveriz. Bizim böyle bir özeliğimiz var. Oysa tarihi kıstasları değerlendirirken tarih geçmişte kalan bir olgudur. Tam sevmeye ya da tam sövmeye de çok ihtiyacı çok yoktur. Şimdi Lozan mevzusuna gelince, şimdi Lozan öncesine bakmak lazım. Yani mile mücadeleye bakmak lazım. Mili mücadeleye bakmadan, mili mücadeleyi iyi değerlendirmeden Lozan’ı değerlendiremezsiniz. Malum Birinci Dünya Savaşı’nda yenilen Osmanlı Devleti yeni bir milli mücadele başlatmış ve Kurtuluş Savaşı değimiz yeni bir mili mücadeleyle birlikte tabiri caizse yedi düvele kafa tutmuş ve bu mücadele sonucunda da Yunanlıları İzmir’de denize dökerken, Fransızları Güneydoğu’da mağlup ederken, İngilizleri mağlup ederken ve bunun sonucunda da bu galibiyetimiz sonucunda da 24 Temmuz 1923 yılında Lozan Anlaşmasına geçmişiz. Şimdi biz Lozan Anlaşmasına savaş kazanan taraf olarak gittik. Dolayısıyla savaş kazanan tarafın ki bu savaşa başlarken Kurtuluş Savaşına başlarken bizim temel hedefimiz neydi, Misak milli sınırlarımı gerçekleştirmekti. Mili sınırlarımız yani Türklerin çoğunlukta olduğu ve Kurtuluş savaşının gerekçesi olan Misaki Mili sınırları çerçevesinde savaşı sonlandırmaktı ama Lozan’a baktığımız zaman ki biz savaş kazanan taraf olarak gitmemize rağmen maalesef Lozan’da misakı mili sınırlarımızın tamamın gerçekleştiremediğimizi, Musul ve Kerkük’ün dışarıda kaldığını ege adalarını dışarıda kaldığını, Batı Trakya’nın dışarıda kaldığını görüyorsunuz. Bu kapsamda baktığımızda savaş kazanan bir devlet için imzalanan anlaşmaya ve kazanımlara baktığımızda maalesef şunu itiraf etmek zorundayız ki Cumhurbaşkanımızın değerlendirmesi doğrudur. Lozan bu manada bir hezimettir ve buna kesinlikle katılmak gerekiyor. Çünkü Kurtuluş savaşının gerekçesiyle ve kurtuluş savaşını kazanan bir milletin masaya galip bir devlet olarak oturan bir devletin savaş sonunda imzaladığı anlaşmayla kazanımlara baktığımız zaman maalesef Misakı Mili sınırlarımızın bir kısmını dışarıda kaldığını görüyoruz. Bu kapsamda Lozan bir zafer mi hezimet midir, biliyorsunuz bunu yıllarca Kadir Mısırlıoğlu değerlendirmiştir, Onun bu konuda bir kitabı da vardır ve sonuçta oraya geldiğinizde Misakı-ı Mili kapsamında baktığımızda Lozan bir hezimettir. Evet bağımsız yeni bir Türk devleti tanınmıştır Lozan’da ama tanınan Türk devletini var oluş sebebi ole, mili mücadelenin temel sebebi olan misakı milli sınırları maalesef Lozan anlaşmasında gerçekleşememiştir”

LOZAN BİR TÜRK TARİHİ AÇISINDAN BİR KAYIPTIR

Lozan’ın Türk tarihi açısından büyük bir kayıp olduğunun belirten Kamuran Aşkar şunları söyledi:

Adalar meselesi aslında Adalar 1912 uşi anlaşmasıyla Osmanlı Devleti’nin elinden çıkmış. Bizim elimizden 1912 uşi anlaşmasıyla İtalyan’lara geçmiştir. Ama yine biliyorsunuz ki Lozan anlaşmasında biz kazana taraf olarak masada bulunuyorduk. Kurtuluş Savaşı’nı kazandık ve dolayısıyla adalar Misak-ı Milli meselesinde yer alıyordu ve bize verilmesi gerekiyordu. Çünkü Trablusgarp savaşı sonrasında İtalyan’lara şartlı bırakılmıştı, Balkan savaşı sonuçlanıncaya kadar bırakılmıştı bu adalar. Ama maalesef balkan savaşı bitikten sonra bu adalar Yunanlıların eline geçmiştir ve yunalılarda da Lozan’a galip devlet olarak gitmemize rağmen maalesef hemen bağırsak belki Cumhurbaşkanımızın deyimiyle bağırsak karşıdan duyulacağı adalar bugün yunanlılara bırakılmıştır. Bu kapsamda baktığımızda Evet Lozan bir Türk tarihi açısından bir kayıptır. Ama tabi Lozan’dan öncede adaların bırakıldığın belirtelim. Lozan’a elde edememişiz öyle diyelim.

TARİHİ TARİHÇİLERİN DEĞERLENDİRMESİ DAHA REALİST, SİYASİLERİN DEĞERLENDİRMESİ DAHA İDEOLOJİKTİR..

“Cumhurbaşkanın açıklamasından sora CHP Genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun Lozan ile ilgili açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusunu şu şekilde cevapladı:

“Tabi Türkiye’de az öncede söyledim. Aslında tarihi tarihçilere bırakmak gerekiyor. Ama hemen karşı refleksle değerlendireler oluyor. Ben tabi CHP Genel Başkanının açıklamalarını benim eleştirmemin ya da benim değerlendirmemin çokta doğru olacağını düşünmüyorum ama sadece şunu söylemek istiyorum. Bu açıklamayı yapan Cumhurbaşkanı olunca ve Lozan anlaşmasını imzalayan da İsmet İnönü olunca, CHP’nin Genel Başkanı, Kılıçdaroğlu durumdan kendine vazife çıkarıyor. Oysa ben Kılıçdaroğlu yerine bu değerlendirmeleri tarihçilerin yapmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Kılıçdaroğlu’nun siyasi mevzularda değerlendirme yapması normaldir, doğrudur ama tarihi mevzularda tarihçilerin değerlendirmesinin tarihçilerin konuşmasının çok daha şık olacağın düşünüyorum. Çünkü tarihçiler ideolojik saplantılarından, tarihçilerin değerlendirmesi daha realist, siyasilerin değerlendirmesi daha ideolojiktir. Onun için ben bu işi tarihçilere bırakılması gerektiğine inanıyorum.

(HABER ERCAN DEMİR)

kamuran aşkar zonguldak haberleri lozan hezimet haber son dakika
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
GÜNE BAŞLARKEN 5 ARALIK 2016
GÜNE BAŞLARKEN 5 ARALIK 2016
KANAL Z ANA HABER - 4 ARALIK 2016
KANAL Z ANA HABER - 4 ARALIK 2016