Çarşamba, 10 Mart 2010 18:01

SENDİKALARDAN HASTANELERİN BİRLEŞTİRİLMESİ TASARISINA TEPKİ

Sağlık Emekçileri Sendikası Başkanı Halil Karagülmez, hastanelerin birleştirilmesi tasarısına tepki gösterdi.
Sendika binasında basın açıklaması yapan Halil Karagülmez, Meclis’te görüşülmesi devam eden hastanelerin birleştirilmesi konu alan yasa tasarısına tepki gösterdi. Karagülmez, Bir veya birkaç ildeki hastaneler birleştirilerek oluşturulacak birlikler il genel meclisi, vali, bakanlık ile il ticaret sanayi odasının belirleyeceği hukukçu, muhasebeci, tıp mezunu ve işletmeciden oluşacak yönetim kurulu hastaneleri ticarethane gibi yöneteceklerdir. Sözleşmeli çalıştırma esas alınarak, çalışanların her türlü ödemeleri işletme bütçesinden karşılanacak. Birlik yönetim kurulları personelde dahil olmak üzere tıpkı ticarethane gibi hastanelerin alımı satımı ve kiralanması konusunda yetki sahibi olacaktır. Birlik gelirleri sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesinden yani vatandaşın sırtından sağlanacaktır. Hastaneler vatandaşın gelir düzeyine göre sağlık hizmeti verecek şekilde A, B, C, D, E diye sınıflandırılacaktır. Sağlık Bakanlığı tasarısı ile sağlık hizmetlerini birlik çatısı altında toplayıp hastaneleri profesyonel işletmecilere teslim ederek yükten kurtulmayı amaçlamaktadır. Bu tasarının yasallaşması halinde sağlık hizmetleri bütünlüm içinde verilmeyecek bölgesel farklılıklar daha da artacak, sağlık alanı yerel politikacıların müdahalesine açık hale gelecek, cepten ödemeler ve katkı payları artacak, sağlık hizmeti almak zorlaşacaktır. Bu tasarı yasallaşırsa sağlık emekçileri iş güvencesiz, düşük ücretli ve örgütsüz çalışmaya zorlanacaktır. Bu yasaya karşı durmak herkesin görevi ve sorumluluğudur. SSGSS’nin devamı niteliğinde olan bu yasa tasarısı derhal geri çekilmelidir. Aksi durumda sağlık çalışanları olarak genel merkezlerimizin alacağı her türlü eylemliliğe katılacağız” dedi.

1 yorum

  • Yorum Linki Cuma, 19 Mart 2010 08:57 Yorumlayan : Abdullah Çağrı ELGÜN

    YORUM “Hükümetin Hastanelerin Birleştirilmesi ve Çalışma Esasları ile İlgili Tasarıyı, bir kez daha gözden geçirmesi yerinde olacaktır; çünkü: Bu tasarının hem hatalı hem de faydalı tarafları mevcuttur. Önce hatalı taraflarında söz edelim: Böyle bir uygulama kapitalist devletlerdeki siteme uymakta ve insan hak ve özgürlüklerini hiçe saymaktadır. İnsanı düşünmeyen tek tek ferdin yararına olmayan insanın ve insanlığın menfaatlerine zara veren, her sistem her düşünce, yıkılmaya mahkûmdur. Müslüman bir ülke olan Türkiye’nin, sadece kendi insanlarını değil, dünyadaki bütün insanları ve insanlığı korumak, kollamak, sağlığını ve sağlamlığını güvence altına almak gibi bir misyonu (inandığı din gereği) vardır; ve olmalıdır. Allah’ın adaletine kitabına, getirdiği kurallara uyanlardan da ancak bu beklenir. Kaldı ki bu kanunla insanlarımızın büyük bölümünün, sağlık yardımından ve hastanelerden yararlanamayacağı açıktır. “İnandığı gibi yaşamak düsturunu elden bırakanlar; yaşadığı gibi inanmağa başlarlar.” Bu tasarıyı getirmek isteyenler, inandığı gibi hareket etmiyor; (İslâm’ın hoş görü ve müşfikliğini elden bırakmış) her şeye para ve maddî getiri, gözüyle bakmaktadır. Bu ise İnanılan dine ve onun felsefî düşüncesine, mistizmine de aykırıdır. Bu tasarı bir devletin kendi vatandaşlarının sağlığı ve sağlığı ile ilgilenmeyi bir yük olarak kabul etmekte; ve devleti bu yükten kurtarmak gerektiğine inananların geliştirdiği bir tasarıdır. Bu anlayış, insan için, ülke vatandaşları için insafsızlıktır. Uygulanması ülke insanlarına, eziyet ve sıkıntı verecek bu tasarıyı uygulamak istemektedir. Bu görüşün devleti yükten kurtarmakla, vatandaşa daha iyi hizmet verme kaygısıyla, Müslümanlıkla, insan sağlığını ve sağlamlığını korumakla yakından ve uzaktan alâkası yoktur. Bilakis bu uygulama ile vatandaş hastanelerde daha çok rezil ve sefil olacaktır. Bu yasa ile vatandaşın sağlık güvencesi de ortadan kalkmış olacaktır. Parası olan hastaneye gitsin, parası olmayan ölsün demektir; halbuki “Sağlam kafa, sağlam vucutta bulunur.” Ülkeye sağlam ve gürbüz nesiller yetiştirmek, ülke insanlarının sağlıklı fikirler üretmesini sağlamak, geleceğe sağlıklı nesiller bırakmak, sağlığı daha fazla güvence altına almak ile mümkündür. Bu ise devletin, başına geçen hükümetlerin, ASLî GÖREVLERİNDENDİR. Getirilmeye çalışılan sistemde, sağlığı güvence altına almak yerine, parası olanın hastalıktan kurtulması, sağlıksız olanlarla, hasta olabileceklerin, fakirlerin ölmesi hedef alınmış görülüyor. Hükümetin getirmek istediği bu sistem, bir bütün olarak ele alındığında kişi menfaatine, insan hak ve hürriyetlerine, anayasaya da aykırıdır. Bir veya birkaç ildeki hastaneler birleştirilerek oluşturulacak birlikler il genel meclisi, vali, bakanlık ile il ticaret sanayi odasının belirleyeceği hukukçu, muhasebeci, tıp mezunu ve işletmeciden oluşacak yönetim kurulu, hastaneleri ticarethane gibi yöneteceklerdir. Bu görüş tücarın kâr etme zihniyetiyle aynıdır. İnsanı sağlığını iyileştirmek düşüncesi hedef alınmamıştır. Tasarı, bu görüşle meclisten geçerse, insanımıza zarar verecektir. İnsanlarımızı katagorilere ayırmak, sınıflara bölmek, paralı parasız; zengin fakir(A;B;C;D sınıfları) gibi ayırımlar. Kapitalist ve Kominist sistemlerde mevcuttur. Bu sistemler ise zararlıdır Ülkemiz ise, İslâm anlayışını kendisine ÜLKÜ edinmiş, demokrasiyi seçmiş, serbest düşünceyi ve serbest teşebbüsü ilke edinmiştir. Sistemin Faydalı Tarafları: Gerçeği söylemek gerekirse iyi işleyen bir devletin işletemediği bir sistem yoktur. Devletin işletemediği bir sitemi şahısların ve başka işletmelerin çalıştırabilmesi fikrine hiç katılak mümkün değildir; fakat Osmanlının çöküş zamanlarından başlayarak, zaman zaman hükümetlerin izlediği yanlış politikalar SİSTEMİ TIKAMIŞTIR. Adam kayırma, torpil, iltimas, adama göre iş, hakkı olmadığı halde birden bire müsteşar genel müdür devletin tek bir kadrosuna en az iki, üç, dört kişinin birden atanması (modern devlet soygunculuğu). Bu kadroda aynı şekilde genel müdürlük, müşteşarlık beklentisi içerisinde, yıllarını devlete adamış küskünlerin varlığı. Yakınların bu kadrolara atanabilmesi için kadrolarından alınanlarla, koltuklarına sıkı sıkıya yapışmış bukelemun kılıklı klasik bürokratların varlığı; veya başarılarına başarılar katarak, aldığı ödüllerle bulundukları yerden daha fazlasını hak etmiş olanlar... Bulundukları kadrolarda bir türlü bir üst göreve getirilmeyen gönlü ve kalbi kırık küskünler... Bu görevlerinden çeşitli bahanelerle alınanlar; bu kadrolardaki vekaletlik görevleri, idarî mahkemelerden haklı; veya haksız olarak dönenler; vekalet ve usülsüz, kadro kırallıklarının önü hiçbir hükümet döneminde alınamamıştır. Konu halledilememiştir. Sistem tıkalıdır. Bu sistem BELKİ bu tıkanıklığı giderebilecek bir tedavi olur. En azından denenebilir. Bir sitem içinde sözleşmeli çalışan şahıslar, performansına çalışma ve gayretine göre değer bulabilir. Çalışma performansına göre fazlaca maddî kazanç elde edebilirlerse sistem işleklik kazanabilir. Çalıştırılacak kişilerin, belli bir kıstas içerisinde; ve bir komisyon kararı ile seçilmesi ve sözleşme usulü ile çalışacak olması da sisteme ciddiyet getirmektedir. Bu sistem, torpil, adam kayırma ve adama göre iş düşüncesini ortadan kaldıracaktır. SONUÇ OLARAK ŞUNLAR YAPILARAK SİSTEM İŞLETİLEBİLİR: 1) İşletme, belirlenen komisyonla ve profesyonel işletmecilik mantığıyla yürütülecektir. 2) İnsan sağlığı ve sağlamlığı ilk şart olmak kaydıyla, hastalardan paralı olanların paralı, parasız olanlarınsa bizzat işletme eliyle (Vakıf gibi) muayesinin ve tedavilerinin yapılarak sağlığa kavuşturulması esas alınacaktır. 3) Hastalardan ve parası olmayanlardan hiçbir ad altında PARA ALINMAYACAKTIR. 4) Bu hastaneleri Vakıflar işletecek; ve çalışanları da SÖZLEŞMELİ vakıf elemanı olarak çalıştırılacaktır. 5) İşletme sistemi de BAĞIŞLAR, YARDIMLAR, AİDATLAR ve PARALI HASTALARDAN ALINAN ÖDEMELER ile Maaş ve Ödemeler dengesinin yürütülmesi sağlanacaktır. 6) Sağlıkta kâr etme amacı güdenlerin özel TIP MERKEZLERİ ve ÖZEL HASTANELER kurarak bu hizmeti yürütmeleri sağlanacaktır. 7) HASTALARIN DOKTOR SEÇME, İSTEĞİ, İSTEDİĞİ HASTANEDE MUAYENE OLABİLME TERCİHLERİ ...ve benzeri hakları her zaman saklı olmalıdır. 8) Sağlık , ve Egğitim kesinlikle PARASIZ OLMALIDIR. Abdullah Çağrı ELGÜN cagrielgun@hotmail.com

    Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yorum ekle


Şu anda 54 konuk çevrimiçi

web tasarımı