Binlerce maden işçisinden sendikacılara büyük tepki… Maden işçileri sendikayı bastı.
Sendikacıları, kızgın emekçilerin elinden kurtarma vazifesi polise düştü.
Maden İşçileri Sendikası baskınında yer alan birkaç işçi durumu özetledi;
“Sendika tarafından kandırılıyoruz!”
7000 bin işçinin Maden İşçileri Sendikası’nı basmasını, tarih atlamamıştır!
Takvime göre, 1968’de, tam da bugün yaşanmıştır, sendika vakası…
Yaşım kurtarmadığı için konuyu Harun Ağabey (Ersoy)’e açtım.
68’de meydana gelen hadisenin daha vahim boyutlara ulaşmadan engellendiği duyunca, imdada sadaka yetişti;
Şehrin verilmiş sadakası varmış!...
Sendika tarafından kandırıldıklarını ileri sürerek isyan başlatan işçileri 1968’lerde bırakıp günümüze dönelim.
Her yönetim farklı tespitlere, farklı farklı çözüm yolu üreterek kongre sürecini ardında bırakır.
Tıpkı, Eyüp Alabaş ve arkadaşlarının geçmişte yaptıkları gibi.
Şehri kucaklayan sendika, sloganıyla sandığa girenler doğal olarak kendilerini gündeme kaptırdı.
Kesinlikle slogan atanları yadırgamıyorum çünkü zamanla sendikacıları tanıyoruz!
Yeri geldikçe; tabi tanıdığımız kadar, tanıtmaya da devam edeceğiz..
160 yıllık kömür kültüründe payı bulunan sendikaya yönelik geçmişte birkaç kez tekrarlamıştım, hatta bir önceki yönetimde görev yapan İsmet Demirhan görüşüme sıcak bakmıştı fakat, malum…
Önerim;
Zonguldak Endüstri Meslek Lisesi’ne madencilik bölümü kazandırılmalı.
Neden?
Şehrin tarihi mürekkeple değil kömürle yazılmış.
Neden?
Kazmacı, domuzdamcı ile anılan köylerin yerinde artık yeller esiyor.
Neden?
Performans sisteminin asıl dayanağı eğitimdir.
Neden?
Eğitim, kalifiye yaratır. Kalifiye iş gücü, hem üretim de hem de iş kazalarının azalmasında önemli rol oynar.
…İlk akla gelenlerden bazıları.
Bu bölüm tercih edilir mi?
Cazip hale getirilebilir.
Özel sektör yetişmiş elamana daima ihtiyaç duymakta.
Çocuklara burs verilebilir, özel sektör.
Aylık 100 lira, 150 lira.
İş garantili hem de burslu lise eğitimi…
Dileyen mühendisliği okur, istemeyen iyi bir maaşla hem de mesleğinin hayati donanımlarına sahip olarak ocağa girer.
GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş’ı az çok tanırım.
Eğitime önem verir.
Önerimi masaya yatırır mı; sendikacılığı bilir.
Not: Özel sektörde örgütlenme çalışmalarını başlatan yöneticiler, 160 yıllık birikimi ‘eğitimle’ taçlandırmalı.
MADEM SU BUHARI, YOĞUNLAŞTIRIP İÇSİN…
Eren Enerji Elektrik Üretim A.Ş İdari İşler Koordinatörü Erol Orhan, santral bacasından çıkanın buhar olduğunu, balıklar için toplu konutlar ürettiklerini söyledi, yetinmedi yetkililere inceden mesaj verdi;
“…Diğer yandan kışın evlerin evlerde yakılan kömür sobalarından havaya karışan dumanın çevreye zararı önlenemezken, santralın bacı gazı emisyonları Valilik tarafından anlık olarak denetlenmektedir.”
Buyurun buradan yakın diyeceğim, ‘dumanı çıkar’ diye tedirginim!
Erol Bey şahsen yüreğimi rahatlattı, zaten ben 2.5 milyar dolarlık tesisin temeli atıldığı gün eşe dosta sevinç mesajları göndermiştim. Santral, kömürün külünü de satıyormuş, paraya çeviriyormuş… sevincim katlandı.
Yak kazan.
Külünden kazan.
Yakındır suyundan da kazanırlar.
Ben sevincimi sizlerle paylaştım.
Ancak, bölgeden arayanlar oldu beni.
Elçiyiz neticede;
“Mıh’lamanız nefisti. Yeterince doyduk mu, hayır. Çernobil patladığında bir Bakan çay demletip içmişti, bir büyükşehir belediye başkanı şebeke suyunun temizliğini kanıtlamak için musluktan su içmişti, Japonya’da bile lıkır lıkır içtiler, sebze falan yediler. Erol Orhan bizlerin karşısına geçsin, bacadan çıkan su buharını sıvıya dönüştürüp bardakla içsin. Nasılsa su buharı değil mi, aksi takdirde tatmin olmayız...”
İstek karşısında şaşırdım aldım.
Tamam su buharı ama kimyasal durumu falan vardır dedim lafı yedim:
“Kimyasallığı varsa yağmur olup toprağa düşmüyor mu, yer altı su kaynaklarına karışmaz mı?...”
Vatandaşlarımızın ‘hassasiyetine’ hayranım.
Mıh’lama
Bu gidişle Adalet ve Kalkınma Partisi Düzce Milletvekili, Zonguldak Koordinatörü Osman Çakır başka vilayete tayin isterse, sürpriz saymam.
Tayin sebebi mi?
Eş durumu falan değil, siyaseten!
Ereğli İlçe Başkanlığı Adaylığı’nı miksere sokanlar şunu unutmamalı;
Kıvamı tutturamazsanız tat vermez.
Tatsızlık, genel merkeze ulaşırsa, genel merkez önce mikserin fişini çeker;
Kendi bildiği tarifi, gayet pratik uygular!
Bizim koltukların nesi var
Ali Sami Yen Stadyumu!
Galatasaray’a yıllarca hizmet veren, Ali Sami Yen Stadyumu’nun koltukları İstanbul dahil 81 ilde satışta.
Hatırası, 105 lira.
Hadi adreste vereyim;
Kadırga Virajı’ndaki mobilya mağazasında bulabilirsiniz.
Karaelmas Kemal Köksal Stadyumu!
Zonguldak Spor’a ve spora az hizmet vermedi.
Şimdiki hali yürek sızısı.
Olmaz mı?
Stadı komple söksek, koltukları satsak, şehrimize yakışanı yapsak olmaz mı?
İktidara duyurulur!




